YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19971
KARAR NO : 2021/13947
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, İş yeri dokunulmazlığının ihlali, Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesi gereğince aynı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanacağı gözetilmeden ceza sorumluluğu olan ve mahkumiyetine karar verilen suça sürüklenen çocuk … hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-a maddesindeki danışmanlık tedbirine hükmedilmesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin olup olmadığının tespitine yönelik zorunlu kamu masrafı niteliğinde olan Adli Tıp rapor ücretinin (100,00 TL), suça sürüklenen çocuklara yargılama gideri olarak yükletilerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3. maddesi ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca danışmanlık tedbiri uygulanmasına ilişkin bölümün ve hükmün yargılama giderlerine ilişkin kısmından adli tıp giderinin suça sürüklenen çocuktan alınmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan TCK’nın 116/4, 31/2. maddesindeki iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddelerinde belirtilen 4 yıllık dava zamanaşımı süresinin, 09.02.2016 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar dolmuş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının, CMK’nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 13.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.