YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15006
KARAR NO : 2013/31360
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında müşteki …’e yönelik eylemi nedeniyle hırsızlığa teşebbüs ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları ile mağdur …’e yönelik eylemi nedeniyle hırsızlığa teşebbüs suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın 15.06.2006 tarihli hazırlıkta alınan beyanında uzlaşmak istemediğini belirttiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki anılan hususa ilişkin bozma düşüncesi benimsenmemiştir.
Sanığın mağdur …’e yönelik eyleminin TCK’nın 142/1. maddesinin (b) bendine uyduğu gözetilmeyerek aynı maddenin (e) bendi ile hakkında hüküm kurulması sonuca etkili görülmediğinden, yine sanığın, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına dayanak yapılan adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek daha ağır olan cezayı içeren mahkumiyet hükmünün bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamların kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir onaylı suretleri getirtilerek daha ağır olan ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz bulunmadığından ve tekerrüre esas alınan ilamdaki miktar bakımından kazanılmış hakkın korunması gerektiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle hırsızlık suçu ile mağdur …’e yönelik eylemi nedeniyle mala zarar verme suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; mağdur …’a yönelik hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve niteledirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-13.06.2006 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı içeriği ve dosya kapsamına göre, sanığın müşteki …’e yönelik hırsızlığa teşebbüs suçundan yakalandıktan sonra mağdur …’ın henüz bir şikayeti bulunmadan suça konu kamyonu çaldığını kolluk görevlilerine söyleyip yerini göstererek mağdura teslimini sağladığı anlaşılmakla, hakkında TCK’nın 168/1 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın mağdur … Şen’e yönelik eyleminin TCK’nın 142/1. maddesinin (b) bendine uyduğu gözetilmeyerek aynı maddenin (e) bendi ile hakkında hüküm kurulması,
3-Sanığın, TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına dayanak yapılan adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek daha ağır olan cezayı içeren mahkumiyet hükmünün bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamların kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir onaylı suretleri getirtilerek daha ağır olan ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Hırsızlık suçunun konusunu çalınmak istenen aracın kendisinin oluşturması durumunda, malın çalınması sırasında araca verilen zararlardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği, bu nedenle sanığın mağdur …’e ait aracı çalmak amacıyla araca zarar vermesi eyleminin suç oluşturmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlülük kararı verilmesi,
5-Kabule göre de; Suç tarihi itibariyle mala zarar verme suçunun şikayete tabi olduğu ve mağdur …’in şikayetçi olmadığını belirttiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında atılı suçtan CMK’nın 223/8. maddesi gereğince açılan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, CMK’nın 326/son maddesi uyarınca hırsızlık suçu yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 04.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.