YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1080
KARAR NO : 2013/14119
KARAR TARİHİ : 13.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
04.06.2007 tarihli olay yakalama, üst arama, teslim tesellüm ve muhafaza altına alma tutanağı ile aynı tarihli teşhis tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın yaşının küçüklüğü nedeniyle evrakı ayrılan diğer sanık ile beraber katılana ait işyerinin pimapen kapısını kilit noktasından üst aramasında ele geçen bıçak ile zorlayarak açıp içeriden hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında, hakkında TCK’nın 37. maddesi uyarınca uygulama yapılıp, TCK’nın 54. maddesi uyarınca suçta kullanılan bıçağın müsaderesine karar verilmesinde; yine her uygulama maddesinin koşullarının kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece TCK’nın 143. maddesinin uygulanması sırasında yapılan arttırım oranında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki (1), (2) ve (3) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde mahsup ile ilgili uygulama maddesinin gösterilmemiş olması mahallinde düzeltilmesi mümkün eksiklik kabul edildiğinden, yine sanık hakkında kurulan hüküm ile ilgili TCK’nın 53. maddesinde belirtilen haklardan yoksun kılınma kararı verilmemesi, hükümlülüğün yasal sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden, yine tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi ise karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması cezanın temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi yasa koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi belirtmekte, bu durum malın değerinin azlığının Ceza Genel Kurulunun içtihadında belirtildiği şekilde çoğun içinde azın alınması haline indirgenemeyeceğini göstermektedir. Anılan yasanın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hakim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Ceza vermekten vazgeçme kararı verilecekse malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hakime takdir hakkı tanınmış olup, hakim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise müştekiye ait işyerinden 20-25 TL bozuk para çalan sanık hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibariyle ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK’nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.