YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/508
KARAR NO : 2021/3757
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … vd.
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17/09/2010 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men’i ve su yolu irtifa tesisi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23/03/2017 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, müdahalenin önlenmesi ve su irtifakı tesisi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava konusu kaynak suyunu ve bu sudan kendi arazisine kadar inşa edilmiş bulunan su gerzini murisi Ömer Soykan’ın 1977 yılında köy senedi ile satın aldığını ve inşa ettiğini, ölene kadar da kullandığını, öldükten sonra mirasçısı sıfatı ile müvekkili …’ın su kaynağını ve su yolunu aralıksız olarak kullandığını, davalılardan …, …, …’nın ise 153 ada 1 parselde kayıtlı ve içerisinde dava konusu su kaynağının başladığı taşınmazın malikleri olduğunu, son yıllarda söz konusu kaynak suyuna ve davalıların arazisinden geçen su hortumlarının kesilerek su akışına müdahale edildiğini beyan ederek sözleşme konusu su kullanımına davalıların müdahalesinin önlemesi ile davalı parseller üzerinde davacı lehine su kaynağı ve su kanallarına ilişkin irtifak hakkı tesisine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve … vekili davacının dayandığı köy senedini kabul etmediklerini, taşınmazların kullanım durumuna göre ayrı parsel numaraları aldığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı Hazine vekili ise davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ile davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2)Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili tarafından verilen dahili dava dilekçesiyle Hazine’ye husumet yöneltilmek suretiyle davalı safından yer alması sağlandığına ve mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre, maktu tarife uyarınca Hazine yararına vekalet ücreti takdiri gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş ve bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı Hazine vekilinin temyiz istemi yerinde görülerek hükme yeni bir bent olarak “6- AAÜT uyarınca takdir edilen 1.980,00TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine’ye verilmesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.