YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20311
KARAR NO : 2021/29866
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği tarihte geçerli olan Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca, öncelikle sanığın bildirdiği adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi dışındaki maddeler uyarınca tebligat çıkarılması, bu adreste bulunamaması halinde Tebligat Kanununda gösterilen şartlara uygun araştırma yapılması ve yeni adresinin yine de tespit edilememesi durumunda diğer koşulların da bulunması halinde Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tebliğ işlemi yapılması gerekirken, bildirilen adrese gönderilen 03/06/2010 tarihli tebligatın, sanığın bu adreste ikamet etmemesi nedeniyle iadesinden sonra herhangi bir araştırma yapılmaksızın doğrudan Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca tebliğinin geçersiz olacağı, bu şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 30/04/2010 tarihli kararın da yasal olarak kesinleşmemesi nedeniyle denetim süresinin de işlemeye başlamayacağının anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04/10/2018 tarihli ve 2017/8-952 esas, 2018/403 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de, bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması koşullarının bulunmadığı cihetle, Yerel Mahkemece verilen 09/05/2019 tarihli ve 2019/426 esas, 2019/892 sayılı hükmün açıklanmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu, hukuki değerden yoksun olan mahkumiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği ve bu nedenle dava zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı tarihe göre, TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeyen HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, TCK’nın 66/1-e, 66/2. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 22/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.