Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/20423 E. 2021/13466 K. 15.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20423
KARAR NO : 2021/13466
KARAR TARİHİ : 15.09.2021

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, hakaret
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, temyiz talebinin reddi

Bölge Adliye Mahkemesi’nce verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden sanık müdafiinin temyiz inceleme talebinin 15/04/2021 tarihli ek karar ile reddedilerek sanık müdafiine kararın 20/04/2021 tarihinde tebliğ edilmesinden sonra bu ek karara yönelik temyiz istemi olmaması nedeniyle adı geçen sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçu yönünden inceleme yapılmamıştır.
I- Sanık … hakkında hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktarları ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-b maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını arttırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından, Bölge Adliye mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 15.04.2021 tarihli, 2021/668 esas ve 2021/678 karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
II- Sanıklar … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz istemlerinin; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanıkların kolluk birimine kendi rızaları ile giderek suça konu cep telefonunu teslim etmeleri dolayısıyla haklarında etkin pişmanlık hükümleri ve değer azlığı hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Oluş ve dosya içeriğine göre, sanıkların olay günü kolluk görevlilerinin kendi araştırmaları sonucu yolda yürürlerken görülerek yakalanmaları üzerine, yanlarında taşıdıkları üst aramasında ele geçirilmesi muhakkak olan suça konu cep telefonunu polis memurlarına teslim ettikleri olayda, yağma suçunun unsurlarının oluştuğu, sanıklar haklarında TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmama gerekçesinin yasal ve yeterli olduğu, somut olayda değer azlığı hükümlerinin uygulanma şartlarının bulunmadığı, sanıklar haklarında yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar … ve … müdafiilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na iadesine, 15/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.