YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1545
KARAR NO : 2021/3524
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı …’ten alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun adresinde menkul haczi yapıldığını, hacze kabil malı bulunmadığına dair tutanak tutulduğunu, davalı borçlunun adına kayıtlı … Köyü, Köyiçi mevkii, 175 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmazın annesi olan diğer davalı …’e devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek, davalılar arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava İİK 277 vd maddelerine dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali davası istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda; mahkemece borçlunun adına kayıtlı … Köyü, 134 ada 18 parsel sayılı 1000.55 metrekarelik taşınmazı üzerine haciz konulduğu, yine tapuya yazılan müzekkere cevabında davalı … adına kayıtlı 173 ada 2 parsel 172 ada 8 parsel172 ada 6 parsel,134 ada 43 parsel 126 ada 3 parsel 134 ada 18 parsel 122 ada 18 parsel,107 ada 4 parsel,107 ada 13 parsel 106 ada 1 parsel,105 ada 47 parsel 175 ada 1 parsel sayılı taşınmazların olduğu, davalı borçlunun aciz halinde olmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamıştır.
Mahkemece tapu kayıtlarına göre davalı borçluya ait olduğu belirtilen bir kısım gayrımenkullerin tapu bilgilerine göre … oğlu …’e ait olduğu, dosyamız davalısının ise … oğlu … olduğu anlaşılmıştır. Öncelikle mahkemece söz konusu gayrımenkullerin davalı borçlu ile ilgisi olup olmadığının ve davacı tarafından haciz konulan davalı borçlu adına kayıtlı 134 ada, 18 parselde kayıtlı gayrımenkulün de kıymet taktirinin yaptırılarak dosya borcunu karşılayıp karşılayamayacağının belirlenmesine göre davalı borçlunun aciz halinin değerlendirilmesi gerekirken söz konusu işlemler yapılmaksızın aciz hali yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.