Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2019/3912 E. 2021/10358 K. 10.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3912
KARAR NO : 2021/10358
KARAR TARİHİ : 10.06.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten öldürme, hırsızlık, yağma ve muhtelif suçlardan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/09/2016 tarihli ve 2016/888 değişik iş sayılı içtima kararı ile 88 yıl 64 ay 25 gün hapis cezasına hükümlü …’in, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 107/3-e maddesi uyarınca 28 yıl olarak belirlenen süreye, 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca 1/2 ile 5275 sayılı Kanun’un 108/1-c maddesi uyarınca 1/4 arasındaki fark olan 341 günlük sürenin eklenmesi suretiyle fiilen 28 yıl 341 gün olarak cezasının infazına dair Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 22/07/2019 tarihli ve 2019/8855 sayılı müddetnameye karşı hükümlünün yapmış olduğu itirazın reddine ilişkin Fethiye Ağır Ceza Mahkemesinin 01/08/2019 tarihli ve 2019/1224 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ve anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/09/2019 tarihli ve 2019/1675 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Her ne kadar merci Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesince, “….iş bu müddetnamenin tekerrüre esas alınan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/127 Esas – 2006/516 Karar sayılı ilamındaki 3 yıl 6 ay hapis cezasının hükümlünün koşullu salıvermeye esas infaz edilecek süre olan 28 yılının üzerine eklenmek suretiyle ve sair hususlarda gözetilerek yeniden düzenlenmesinin zorunlu olduğu, bu haliyle Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 22/07/2019 tarihli müddetnamesinin usul ve yasaya aykırı olduğu” şeklindeki gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmiş ise de;
İnfaz dosyası incelendiğinde;
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/09/2016 tarihli ve 2016/888 değişik iş sayılı içtima kararı ile 88 yıl 64 ay 25 gün hapis cezasına hükümlü …’in, anılan cezasının infazı kapsamında ceza infaz kurumuna 20/12/2013 tarihinde girdiği ve Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 22/07/2019 tarihli ve 2019/8855 sayılı müddetnameye göre hakederek tahliye tarihinin 02/07/2054, koşullu salıverilme tarihinin ise 17/01/2040 olarak belirlendiği,
Hükümlünün içtima kararına dahil olan … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/07/2009 tarihli ve 2009/271 esas, 2009/402 sayılı kararı ile 3 yıl hapis ve 9 ay hapis cezaları verildiği, cezalarının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, sanığın mükerrir olması sebebiyle cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği,
Tekerrüre esas alınan … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2006 tarihli ve 2006/127 esas, 2006/516 sayılı kararı ile hükümlü hakkında 3 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiği anlaşılmıştır.
İlgili Mevzuat incelendiğinde;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un ” Koşullu Salıverilme” üst başlıklı 107. maddesinin konuya ilişkin 1,2 ve 3-e fıkrasının;
“(1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.
(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.
(3) Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre;
a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzaltı,
b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz,
c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzaltı,
d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz,
e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmisekiz,
Yıldır.”,
5275 Sayılı Kanun’un ” Mükerrerlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri” üst başlıklı 108. maddesinin konuya ilişkin 1-c fıkrasının;
“(1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,
b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,
c) Süreli hapis cezasının dörtte üçünün,
İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir.”,
17/08/2016 tarihinde yürürlüğe giren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a eklenen Geçici 6. Maddesinin ise;
“01/07/2016 tarihine kadar işlenen suçlar bakımından; 26/09/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82), üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenen kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102, 103, 104,105), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/04/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar hariç olmak üzere, bu Kanunun;
a) 105/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıl”lık süre “iki yıl”,
b) 107 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “üçte iki”lik oran “yarısı” olarak uygulanır.” şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Bu haliyle, koşullu salıvermeye ilişkin hususların düzenlendiği 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesinin 1. fıkrası ile 3-e bendine göre, koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi şartıyla, birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmi sekiz yıl cezaevinde kalacağının öngörüldüğü, mükerrir olanların ise aynı Kanun’un 108/1-c maddesine göre süreli hapis cezasının dörtte üçünü infaz kurumda iyi hâlli olarak geçirmesi durumunda koşullu salıvermeden yararlanabileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasına göre de tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının hüküm altına alındığı, somut olayda, hükümlünün cezalarının süreli hapis cezaları olması sebebiyle koşullu salıverilme süresinin 5275 sayılı Kanun’un 107/3-e maddesine göre yirmisekiz yıl olacağı ve aynı Kanun’un, 108/2. maddesine göre de, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan 3 yıl 6 ay hapis cezası olması gerektiği ve sonuçta infaz kurumunda geçirilecek toplam sürenin bu şekilde belirlenmesi gerekeceği anlaşılmış ise de, hükümlünün infazı sırasında 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 32. maddesi ile koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin 1/2 olarak hükümlü lehine değiştirilmesi karşısında, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek 3 yıl 6 ay hapis cezasının, 671 sayılı KHK ile 5275 sayılı Kanun uyarınca yeniden belirlenerek hesaplanması gerektiği cihetle, itirazın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 05/12/2019 gün ve 94660652-105-48-16360-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar tarihinden sonra 14.04.2020 tarihinde kabul edilen 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 49. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinde değişiklik yapılmış ise de; kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmış olup;
Tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmü nedeniyle ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken sürenin yeniden belirlenmesi gerektiğine ilişkin gösterilen sebep yerinde olmadığı gibi, itiraz mercii tarafından da kanun yararına bozma istem yazısında kabul edildiği gibi hükümlünün cezalarının süreli hapis cezası olması sebebiyle koşullu salıverilme süresinin 5275 sayılı Kanunun 107/3-e maddesine göre yirmisekiz yıl olacağı ve aynı Kanunun 108/2. maddesine göre de, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırı olması ve sonuçta infaz kurumunda geçirilecek toplam sürenin bu şekilde belirlenmesi gerektiğinin kabul edilmesi karşısında, itiraz merci Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/09/2019 tarihli ve 2019/1675 değişik iş sayılı kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden bu karara karşı CMK’nin 309. maddesi uyarınca yapılan ve haklı sebeplere dayanmayan kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.