Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4110 E. 2021/4829 K. 07.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4110
KARAR NO : 2021/4829
KARAR TARİHİ : 07.06.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 21.11.2019 tarih ve 2019/261- 2019/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre davalı şirketin ürettiği ürünlerin belirlenen bölgede satış ve montajının münhasıran davacıya verildiğini, davalı şirketin sözleşmeye uymayarak davacının onayı olmadan sözleşmeye konu illerde ürün satışı ve montajı yaparak gelir elde ettiğini, elde edilen gelirlerin tespiti ile sözleşme gereği davacının kâr payının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin davacıya gönderilen yazı ile 27.01.2015 tarihinde haklı nedenlerle sonlandırıldığını, davacının davalıdan herhangi bir alacağının olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu sözleşmenin davacı …, dava dışı … ve… ile davalı şirket arasında imzalandığı, sözleşmeyi imzalayan kişiler arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin bulunmadığı, davanın adi ortaklığı oluşturan tüm kişiler tarafından birlikte açılması gerektiği, dava açıldıktan sonra muvafakat yoluyla taraf teşkilinin sağlanmasının mümkün olmadığı, davacının tek başına dava açma yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.