Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2021/6365 E. 2021/8402 K. 05.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6365
KARAR NO : 2021/8402
KARAR TARİHİ : 05.10.2021

Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’nın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Çine İcra Ceza Mahkemesinin 29/11/2019 tarihli ve 2019/93 esas, 2019/106 sayılı kararı ile adı geçen sanığın anılan suçtan 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin Çine İcra Ceza Mahkemesinin 28/02/2020 tarihli ve 2019/111 esas, 2020/23 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 15/09/2020 tarihli ve 2020/88 değişik … sayılı kararı aleyhine … Bakanlığı’nın 29/04/2021 gün ve 94660652-105-09-14624-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/06/2021 gün ve KYB – 2021/64127 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1-Dosyalar kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlâl suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekâlet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 05/04/2019 tarihli taahhütnamede isteğe bağlı faiz olarak 1.937,70 Türk lirası gösterilmiş ise de, bu iki faizin hangi dönemleri kapsadığının belirtilmediği gibi, tutanakta faiz bitiş tarihindeki faiz dahil edilmediği belirtilmiş ise de ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle taahhüt tutanağında belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 15/09/2020 tarihli ve 2020/88 değişik … sayılı kararı yönünden ayrıca yapılan incelemede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 29/09/2009 tarihli ve 2009/16.HD-188 esas, 2009/205 sayılı ilâmında yer alan, ”… Hapsen tazyik yaptırımında amaç, bir yükümlülüğün yerine getirilmesini sağlamak olduğundan, alt sınırdan belli bir ceza belirlenmesi gerekmemekte, yükümlülük yerine getirilene kadar ve en çok 3 ay süreyle kişinin yükümlülüğüne uygun davranması için zorlanması söz konusu olmaktadır… Ancak, ilk taksitin ödenmemesi üzerine 3 aya kadar hapsen tazyik kararının tamamının infazı halinde takip eden taksitlerin ödenmemesi durumunda artık borçlunun cezalandırılması olanağı kalmayacaktır. Bir başka anlatımla, ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle maddede öngörülen cezanın tamamının infazı hâlinde, yaptırım uygulama olanağı kalmadığından, diğer taksitlerin ödenmemesi ayrıca bir taahhüdü ihlâl kabahatini oluşturmayacaktır… Zira, her bir taksit için ayrı ayrı hapsen tazyik kararı verilmesi halinde, bu kararların her biri infaz yeteneğine sahip olup, usulüne uygun bir şekilde kaldırılmadığı sürece, Yasanın aradığı en çok 3 aya kadar tazyik hapsi verilebileceği kuralını aşacak şekilde infaz edilmeleri söz konusu olabilecektir. Yerel Mahkemece yapılması gereken, borçlunun ilk taksiti ödememek suretiyle ödeme taahhüdüne aykırı davranması nedeniyle 3 aya kadar hapsen tazyikine ilişkin ilk hükmün infazını bekleyerek, eğer kabahatli, bu hapsen tazyik kararının yerine
getirilmesinden sonra borcu öder ise, ödenmeyen diğer taksit yönünden kalan süre kadar hapsen tazyik kararı vermektir. Yerel Mahkemece, ilk taksitin ödenmemesi nedeniyle verilen hapsen tazyik kararının infaz edilip edilmediği araştırılmadan, son taksitin ödenmemesi nedeniyle yapılan şikâyet üzerine, borçlunun yeniden 3 aya kadar hapsen tazyik ile cezalandırılması yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle yasa yararına bozulması gerekirken, Özel Dairece yasa yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi isabetli değildir.” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında;
2004 sayılı Kanun’un “Borçlunun ödeme şartını ihlali halinde ceza” başlıklı 340. maddesinin “111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez.” hükmü karşısında, aynı borç ilişkisi nedeniyle sanık hakkında bir defaya mahsus olmak üzere 3 aya kadar tazyik hapsine karar verilebileceği,
Sanığın Çine İcra Müdürlüğünün 2018/683 esas sayılı dosyası kapsamında vermiş olduğu 05/04/2019 tarihli taahhüde ilişkin borcunu ödemeyerek taahhüdü ihlâl etmesi eylemi nedeniyle, Çine İcra Ceza Mahkemesinin 29/11/2019 tarihli ve 2019/93 esas, 2019/106 sayılı kararıyla 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen, sanık hakkında aynı taahhüt nedeniyle Çine İcra Ceza Mahkemesinin 28/02/2020 tarihli ve 2019/111 esasına kayden yapılan yargılama neticesinde de, bahse konu Ceza Genel Kurulu kararında belirtilen şekilde Mahkemesince önceden verilen hapsen tazyik kararının infaz edilip edilmediği araştırılmadan borçlunun tekrar 3 aya kadar hapsen tazyikine karar verildiği cihetle, itirazın anılan gerekçe ile kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Çine İcra Ceza Mahkemesinin 29/11/2019 tarihli ve 2019/93 esas, 2019/106 sayılı kararı ile Çine Asliye Ceza Mahkemesinin 15/09/2020 tarihli ve 2020/88 değişik … sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapislerinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanık hakkında tazyik hapsi cezaları infaz edilmekte ise ayrı ayrı salıverilmesine; 05/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.