YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5833
KARAR NO : 2021/4827
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/06/2019 tarih ve 2018/1042 E- 2019/658 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 23.06.2020 tarih ve 2019/3131 E- 2020/1131 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil şirket tarafından İskenderun Organize Sanayi Bölgesinde bulunan, Atlas Enerji Üretim A.Ş.’ye ait Termik Santral, 23012909 numaralı, tüm fiziksel kayıp ve iş durması risklerini kapsayan Geniş Kapsamlı İşletme Sigortası Poliçesi ile sigortalandığını, davalı şirketin poliçe ile toplam riskin %10,5’ini üstlendiğini, sigortalı santralin ana buhar hattında 14.01.2017 tarihinde patlama meydana geldiğini, bu patlama nedeniyle oluşan hasarın teminat kapsamı dahilinde olduğu sonucuna varılarak toplam 4.329.800,58 USD sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından karşılandığını, davalı şirket hasar tazminatının %10,5’i olan 454.629,06 USD’den sorumlu olmasına rağmen müvekkiline sadece 210.000 USD ödediği gibi ödenen 210.000 USD’nin de geri istenmesi üzerine, 244.629,06 USD bakiye hasar alacağı ile ekspertiz ücreti ve rücu işlemleri için sarf edilen toplam tutarın %10,5’i de dahil edilmek suretiyle işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmakla 256.188,96 USD ve 2.646,85 TL rücuen tazminat alacağının sigortalıya ödeme yapılan 27.12.2017 tarihinden itibaren Türk Lirası alacaklar için avans faizi ve döviz cinsi alacaklar için Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli döviz hesabına işlettiği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; MÖHUK madde 46 uyarınca Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmadığından yetkisizlik kararı ittihaz edilerek müvekkilinin mukim bulunduğu Viyana Mahkemelerinin yetkili olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; yetki şartında yetkili mahkemenin somut olarak belirlenmesi gerekirken taraflar arasındaki sözleşmedeki yetki şartının bu gerekliliği karşılamadığı ve geçersiz olduğu, MÖHUK 46. madde gereğince sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda, sigortacının esas işyeri veya sigorta sözleşmesini yapan şubesinin ya da acentasının Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi yetkili olup, somut olayımızda reasürans sözleşmesi şube veya acenta aracılığıyla da yapılmadığından yetkili mahkemenin reasürans sigortacısının esas işyeri mahkemesi Viyana/Avusturya olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; taraflar arasında akdedilen reasürans sözleşmesinde yer alan yetki şartında, Türk Mahkemelerin yetkili olduğu düzenlenmiş ise de Türkiye’deki hangi mahkemenin yetkili olduğu kararlaştırılmadığı, 6100 sayılı HMK’nın yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları başlıklı 18. maddesi karşısında, yetki sözleşmesinde kararlaştırılan yetkili mahkemenin somut olarak belirlenmemiş olması nedeniyle taraflar arasında düzenlenen yetki sözleşmesi geçerli olmadığının anlaşıldığı, 5718 sayılı MÖHUK’un 46. maddesi hükmü uyarınca da, söz konusu sözleşmenin sigortacısı davalının şubesi veya acentası aracılığı ile imzalanmadığı bizzat davalı şirket tarafından akdedildiği, sigortacının esas işyeri mahkemesi Viyana Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, 5718 sayılı MÖHUK’un 46. maddesi uyarınca Türk Mahkemelerinin yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.