YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/27485
KARAR NO : 2020/2967
KARAR TARİHİ : 19.02.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı vekili tarafından işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücretinin faizi ile birlikte tahsili ile İzmir 23. İcra Müdürlüğü’nün 2015/10557 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine, davalının borca herhangi bir borcu olmaması ve takibe konu alacağın likit olmaması sebepleriyle itiraz edildiği, itirazın iptali davalarında borçlunun haksızlığına karar verilmesi ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerektiği, somut olayda da dosyada bulunan imzalı ücret bordroları, işveren kayıtları ve diğer evraklarla işçinin kıdemi, ücreti ve diğer hesap unsurları belirlenebilir nitelikte olduğundan alacağın likit olmadığından söz edilemeyeceği ve bu sebeple davacının icra inkar tazminatına hak kazanacağı görüşüne yer verilmiş, Mahkemece de yapılan yargılama sonunda alacağın likit olması nedeni ile davacı yararına % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Her ne kadar, davacının yaptığı takip işe iade sonrası isteklere ilişkin olup bu alacakların hesaplanması ve miktarı işverence bilinmesi gereken ücret unsuruna dayanmakta ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmelidir. Bu nedenle, Mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Hüküm fıkrasında yer alan “2-Alacağın % 20’si nispetinde icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” şeklindeki rakam ve sözcüklerin çıkarılarak yerine; “Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.