Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2009/8105 E. 2010/3466 K. 29.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8105
KARAR NO : 2010/3466
KARAR TARİHİ : 29.04.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hükme yeterli olmadığı; davacı ve müdahillerin dayandıkları tapu ve vergi kayıtlarının tesis ve tedavülleri ile birlikte getirtilmediği, kadastro sırasında revizyon görüp görmediklerinin araştırılmadığı, revizyon görmüş ise ilgili taşınmazlara ait tutanak örneklerinin getirtilmediği; tapu ve vergi kayıtlarının usulen mahalline uygulanmadığı ve uzman bilirkişiye komşu parsellerin maliklerini ve niteliklerini belirtir kroki düzenlettirilmediği; yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların öncelerinin ne olduğu, kime ait oldukları, zilyetliğin başlangıç tarihi ve sürdürülüş biçimi konusunda olaylara dayalı bilgi alınmadığı, taşınmazların zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığının kesin olarak saptanmadığı; tüm taşınmazlar yönünden tutanak bilirkişileri dinlenilerek beyanları arasındaki aykırılıkların giderilmediği; taşınmazların hudutlarındaki yolların kadim veya muhdes olup olmadığının belirlenmediği, bölgeye ilişkin eski tarihli askeri harita getirtilerek yolların ve derelerin saptanmamış olduğu belirtilerek, eksik araştırma ile hüküm kurulmasının isabetsiz olması nedeniyle açıklanan şekilde delillerin toplanması, birlikte değerlendirilmesi ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı … Kalfa (mirasçılarının) davasının reddine; müdahiller … ve arkadaşlarının davasının kabulü ile dava konusu 127 ada 41 parsel nolu taşınmazın, kadastro teknisyeni …’ın 12.09.2007 tarihli raporuna ekli krokisinde sarı renk ile boyalı (A) harfi ile gösterilen karayollarınca kamulaştırılan 922 m2’lik bölümü ifraz edildikten sonra kalan bölümünün 8125,30 m2 yüzölçümlü olarak tarla niteliği ile, 172 ada 1 parsel nolu taşınmazın, kadastro teknisyeni …’ın 12.09.2007 tarihli raporuna ekli krokisinde sarı renk ile boyalı (D) harfi ile gösterilen karayollarınca kamulaştırılan 120 m2’lik bölümü ifraz edildikten sonra kalan bölümünün 5614,27 m2 yüzölçümlü olarak tarla niteliği ile tamamı 14400 pay kabul edilerek; 173 ada 1 parsel nolu taşınmazın, kadastro teknisyeni …’ın 12.09.2007 tarihli raporuna ekli krokisinde sarı renk ile boyalı (C) harfi ile gösterilen karayollarınca kamulaştırılan 2256 m2’lik bölümü ifraz edildikten sonra kalan bölümün 1609,69 m2 yüzölçümlü olarak tarla niteliği ile her bir taşınmazın tamamı ayrı ayrı 14400 pay kabul edilerek; 4495 payının … kızı…., 225 payının … … kızı ….., 135 payının … oğlu … …., 135 payının … oğlu …., 135 payının … oğlu …., 135 payının … kızı….., 640 payının … kızı ….., 640 payının … kızı ….. …., 640 payının … oğlu …, 640 payının … oğlu ….., 640 payının ….. kızı … …., 640 payının …. oğlu … …., 640 payının … kızı …., 640 payının … kızı …, 640 payının … oğlu …, 576 payının …kızı….., 576 payının …kızı…, 576 payının …kızı … …., 576 payının …oğlu …, 576 payının …kızı … … adlarına tapuya tesciline, 127 ada 41 sayılı parselin 8123,30 m2 yüzölçümlü bölümü üzerinde bulunan 35-40 yaşlarındaki 25 adet zeytin ağacı, 3-5 yaşlarında 86 adet zeytin fidanı, 35-40 yaşlarında 1100 adet Alfanos cinsi ve karışık beyaz üzüm cinsi bağ kütüğünün, 172 ada 1 sayılı parselin 5614,27 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde bulunan 20-25 yaşlarında iki adet zeytin ağacı, 3-5 yaşlarında 20 adet zeytin fidesi, 7-8 yaşlarında 250 adet karışık Semilyon ve yapıncak beyaz üzüm cinsi bağ kütüğünün, 173 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1609,69 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde bulunan 3-4 yaşlarındaki 50 adet zeytin fidanlarının … …. mirasçılarına ait olduğunun ayrı ayrı kütüklerin beyanlar hanesinde gösterilmesine, yukarıda belirtilen her üç taşınmazdan ifraz edilen kısımların paftasında (haritasında) yol olarak gösterilmesine, birleşen 1990/141 esas sayılı dava dosyasında; davacı bulunan … …. mirasçılarının davasının kısmen kabulü ile; dava konusu 172 ada 4 nolu 1081,43 m2 yüzölçümlü taşınmazın tamamı 9 pay kabul edilerek; eşit paylarla … çocukları ….,… ve … oğlu … adlarına, 172 ada 2 nolu parselin ise tespit gibi Hazine adına tapuya tesciline, 172 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 3-4 yaşlarında 44 adet zeytin fidanının … …. mirasçılarına ait olduğunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine, karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili ile … Kalfa mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık çekişmeli taşınmazların dayanak kayıtların kısmen veya tamamen kapsamlarında kalıp kalmadıkları ile çekişmeli taşınmazlar üzerinde taraflar yararına edinme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır. Çekişmeli 172 ada 2 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar, aynı ada 3 parsel sayılı taşınmaza uygulanan tapu kaydının miktar fazlası oldukları gerekçesiyle Hazine adına tespit edilmiş ve davacı … Kalfa tarafından adına tesçil istemiyle dava açılmıştır. Çekişmeli 127 ada 41, 172 ada 1 ve 173 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik ve yüzölçümü haneleri açık tespit edilmiş; davacı … Kalfa tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde Hazine, Köy Tüzel Kişiliği ve … Karaçul mirasçıları aleyhine açılan tescil davasına ….. ve …..tarafından Temmuz 1956 tarih 11 numaralı tapu kaydına dayanılarak katılınmış; dava dosyası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacı şahısların dayanağını oluşturan 27.07.1956 tarih 9 numaralı tapu kaydı, 1935 yılında 1771 sayılı Yasa uyarınca oluşmuş olup hudutlarında “…”, “…”, “…” ve “…” okumaktadır. Davacıların dayanağını oluşturan 27.07.1956 tarih 11 numaralı tapu kaydı da 1935 yılında 1771 sayılı Yasa uyarınca oluşmuş olup, hudutlarında “…”, “…”, “…” ve “…” okumaktadır. Yine davacıların dayanağını oluşturan 1936 yılı 583 ve 584 tahrir numaralı vergi kayıtları da hudutlarında sırayla “…” “…”, “…” ve “…” ile “…”, “…”, “…” ve “…” okumaktadır. Kayıtların hudutlarında okunan “…” yerleri ve “…” yeri yerel bilirkişi ve tanıklarca gösterilmiş, bu husus ilgili komşu parsel kayıtları ile de doğrulanmıştır. “…”nin de, zeminde çekişmeli taşınmazların doğu hududunda bulunan …. Deresi olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, kayıtların diğer hudutlarında okunan “…”, “…” ve “…”nın tespitinde zorluk bulunmaktadır. Üstelik 172 ada 3 parsel sayılı taşınmaza uygulanan ve Hazine’nin temliki ile oluşan 08.12.1961 tarih 40 numaraları tapu kaydı batı hududunda ….. işgalindeki “Hazine yeri” okuduğu halde, bu yerin neresi olduğu açıklığa kavuşturulmamış, 172 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların birbirlerinden ne şekilde bu iki taşınmaz bütün olarak değerlendirildiğinde öncesinde “Hazine yeri” olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Kaldı ki, 08.12.1961 tarih 40 numaralı kayıt güney yönünden doğru olarak “deniz” okuduğu halde, kişilerin dayanağını oluşturan diğer hiçbir kaydın sınırlandırıldığında “deniz” veya “kıyı” okunmamaktadır. Eksik araştırma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahallinde yeniden keşif ve uygulama yapılarak; dayanak kayıtların tesis tarihleri olan 1935-1936 yıllarında zeminde bulunan ve kayıtlarda hudut gösterilen yerlerin tespitine çalışılmalı, bu şekilde kayıtların kapsamları yöntemine göre belirlenmeli, doğabilecek fazlalık yönünden kişiler yararına edinme koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmelidir. Bu amaçla, bölgeye ilişkin en eski tarihli askeri harita, memleket haritası ve hava fotoğrafları ile komşu 170 ada 7 ve 171 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara uygulanmış olan kayıtların tesciline esas tescil ilamları ve tescil krokisi, 172 ada 3 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 08.12.1961 tarih 40 numaralı tapu kaydının tüm oluşum belgeleri ve varsa krokisi dosya içine getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, kayıtların tesis tarihindeki zemin durumu ile kayıtların hudutlarında okudukları yerlerin gösterilmesi istenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmeli, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsel tutanak ve kayıtları ile dosyaya getirtilecek askeri harita, hava fotoğrafı ve memleket haritası ile denetlenmelidir. Bu şekilde öncelikle kayıtların tesis tarihlerindeki durumları itibariyle hudutlarında okudukları yerler tespit edilmeli, dayanak kayıtların bu yerlere ait olup olmadığı ile ait iseler kapsamlarını belirleme yönünden değerlendirme yapılmalıdır. Bu değerlendirme yapılırken zeminde üç hududu “dere” ve bir hududu “mera” okuyan 11 numaralı tapu kaydı ile “…” yerini 171 ada 8 parsel sayılı taşınmaz, “…” yerini 127 ada 40 parsel sayılı taşınmaz, “yol”u 127 ada 40 ve 41 parseller arasından geçen patika yol olarak gösteren 9 numaralı tapu kaydına nasıl ve ne şekilde kapsam tayin edildiği tartışılmalıdır. Ayrıca, çekişmeli taşınmazların kim tarafından, hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, zilyetliğin kimden kime ne şekilde geçtiği hususunda yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından olaylara dayalı bilgi alınmalı, dayanak kayıtların oluşum şekli ve özellikle 08.12.1961 tarih 40 numaralı tapu kaydının sınırlarında okuduğu “Hazine yeri” itibariyle kayıt miktar fazlası yerlerin mübadil Rumlardan Hazineye yasalar uyarınca intikal eden yerlerden olup olmadıkları ile bu gibi yerlerin zilyetlikle edinilip edinilmeyecekleri üzerinde durulmalıdır. Uygulama ve değerlendirmede kamulaştırma belgeleri ve haritası da gözetilmelidir. Keşfe katılacak 3 kişilik teknik bilirkişi kurulundan keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye olanak veren, kayıt uygulamalarını gösteren, çekişmeli taşınmazların geçmişteki ve kadastro sınırlarındaki değişmeleri irdeleyen, taşınmazların sınırlarında kalan dere, yol ve mera sınırlarını gösteren; bölgeye ait en eski tarihli askeri harita, hava fotoğrafı ve memleket haritasında mevcut yol ve dereler ile kadastro paftasını çakıştırmalı şekilde gösteren ayrıntılı rapor alınmalıdır. Keşfe katılacak üç kişiden oluşacak jeolog bilirkişi heyetinden çekişmeli taşınmazların doğuda bulunan dere ve güneyde bulunan deniz ile ilişkilerini gösteren çekişmeli taşınmazların kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığını gösterip irdeleyen ayrıntılı rapor alınmalıdır. Bundan sonra, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek özellikle 172 ada 3 parsel sayılı taşınmaza uygulanmış olan 08.12.1961 tarih 40 numaralı tapu kaydının 590 m2 yüzölçümünde ve değişebilir sınırlı olması nedeniyle, bir hududunda okunduğu derenin yatak değiştirmediği saptansa bile, deniz sınırı nedeniyle değişebilir sınırlı olduğu ve miktarıyla geçerli olacağı da gözönünde bulundurularak … ….’nın dava ve iddiaları yönünden taraflar arasındaki ilişkiler de değerlendirmeye tabi tutularak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Hükmü temyiz edenlerin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.