Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12595 E. 2010/8557 K. 14.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12595
KARAR NO : 2010/8557
KARAR TARİHİ : 14.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmasız davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibarıyla duruşmaya tabi olmadığında bu isteğin reddiyele incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalının … A.Ş. Genel Müdürlüğünde çalıştığı döneme ilişkin yasadan ve toplu … sözleşmesinden doğan alacaklarının tahsili amacı ile kendisini vekil tayin ettiğini, aralarında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığını, vekillik görevinin gereğini yaptığını,yargılama giderlerini kendisinin karşılayarak, pek çok dosyayı sonuçlandırarak tahsil ettiğini, … bu dava konusu alacaklara ilişkin davaları takip edip, tahsili ile ilgili icra takibi açtığını, bu aşamada haksız olarak azledildiğini ileri sürerek, yargılama gideri ve vekalet ücret alacağı doğan dosyalar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.037,79 TL ‘nin tahsilini istemiştir.
Davalı, görev itirazında bulunarak yargılama giderinin davacının karşılamasının hukuka aykırı olduğunu, kendisine dosyalarla ilgili sağlıklı bilgi verilmediğinden davacıyı azlettiğini, vekalet ücreti alacağını,tahsil ettiği ücretlerden aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 4.667,22 TL nin azlin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin
2009/12595-2010/8557
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-B.K.nun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair dosyada bir bilgi ve belge yoktur. Buna göre davalının dava tarihinden önce temerrüde düşmediğinin kabulü gerekir. Temerrüde düşmeyen davalı hakkında faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
3-Mahkemece hükmedilen alacak içerisinde faiz alacağı da vardır.Hüküm fıkrasında tüm alacağa yasal faiz yürütülmesi faize faiz yürütülmesi sonucunu doğurur. Oysaki faize faiz yürütülmesi BK. nun 104/son maddesi hükmü uyarınca olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek faize faiz yürütülmesine karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4-Davacı avukat lehine karşı yan vekalet ücretine hükmedilmesi için, bu alacağın tahsili gerekir.Mahkemece alacağın tahsil edilip edilmediği araştırılmadan eksik inceleme ile karşı yan vekalet ücretine de hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.