Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9471 E. 2012/14305 K. 18.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9471
KARAR NO : 2012/14305
KARAR TARİHİ : 18.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili; müvekkili belediyeye ait ambulansa davalının aracı ile çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, ambulansın kaza sırasında … Devlet Hastanesi’ne hasta taşımakta olduğunu, tepe lambası ve sirenleri açık vaziyette seyrederken davalının aracının çarpması sonucu ambulansın savrularak park halindeki başka bir araca çarptığını, kaza tespit tutanağında müvekkiline ait aracın ambulans olduğu işaretlendiği halde olayın anlatıldığı kısımda aracın ambulans olduğunun belirtilmediği gibi kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığı gerekçesiyle asli kusurlu olduğunun yazıldığını, hasta taşıyan müvekkilinin geçiş önceliğinin bulunduğunu, ambulansın kazada kusurunun bulunmadığının tespit edilmemesi halinde kaza tutanağında kusurlu görünmesi sebebiyle müvekkili belediyenin tazminat davaları ile karşı karşıya kalacağını belirterek, kazanın oluşumunda müvekkiline ait ambulansın herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; aracın ambulans olmayıp hasta nakil aracı olduğunu, kaza sırasında sirenlerinin çalışmadığını, sürücünün ambulans şoförü olmadığını, davacıya ait aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu öne sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kusur tespiti istemi ile açıldığı, değişik iş defterine kaydı gerekirken sehven esas defterine kaydedildiği, talep konusu itibariyle esas yönünden karar verilmeyeceği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle kaza tesbit tutanağında izafe edilen kusurun kabul edilmemesi sebebine dayanılarak tarafların kusur oranlarının tespiti istemine ilişkindir.
Dava şartlarından birisi de dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmasıdır. Dava hakkı hukuki yararla sınırlıdır. Tespit davasında hukuki yarar da, başka şekilde hukuki korunmanın sağlanamaması halinde vardır. Doktrin ve Yargıtay içtihatlarında eda davası açılarak hukuki himayenin sağlanabileceği durumlarda ve eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı kabul edilmektedir.
Somut olayda, davacının tespitini istediği kusursuz olduğu yönündeki iddiasını aleyhine açılacak bir davada ileri sürmesi mümkündür.
Bu durumda mahkemece, kusur oranlarının kaza tespit tutanağında belirlenmiş olduğu, kaza tespit tutanağında izafe edilen kusur oranının kabul edilmemesi sebebiyle tarafların kusur durumlarının tespiti hususunda tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, eda davası açılması gereken hallerde tespit davası açılamayacağı göz önünde tutularak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Ancak temyize davacı geldiğinden aleyhe bozma yasağı kuralı gereğince hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile ile hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 18.12.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.