YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2190
KARAR NO : 2010/4662
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
Davacılar … ve … ile davalılar … ve … (…) Sigorta A.Ş. arasında, Sarıyer Asliye 2. Hukuk Mahkemesi’nden verilen 30.12.2008 gün ve 2005/302 esas 2008/462 karar sayılı hükmün, Daire’nin 19.10.2009 gün ve 2009/3450 esas 2009/6480 karar sayılı kararı ile davalılardan sigorta yararına bozulmasına karar verilmiş olup, süresi içinde davalılardan sigorta vekilince kararın düzeltilmesi istenilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalılara ait aracın sürücüsünün neden olduğu kazada müvekkillerinin desteğinin öldüğünü ileri sürerek, 30.000,00 TL maddi tazminatın her iki davalıdan ve 20.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle davalı …’ten tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili ile diğer davalı vekili davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davalı … hakkındaki davanın reddine, davalı … hakkındaki davanın ise 14.678,93 TL ve yasal faizi üzerinden kısmen kabulüne ilişkin hüküm kurulmuş, bu kararın davalı … vekilinin temyizi üzerine, Daire’nin 19.10.2009 gün ve 2009/3450 esas 2009/6480 karar sayılı kararı ile davalılardan sigorta yararına bozulmasına karar verilmiş, bu kez davalı … vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı … vekilinin temyizi üzerine mahkeme kararı bozulmuş ise de; zarardan müteselsilen sorumlu diğer davalının ödemesinden davalı sigortanın da yararlanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tartışılmaması hususunda, Daire bozma ilamında hüküm bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ile aracın sürücüsü BK.’nın 51. maddesi uyarınca meydana gelen zarardan müteselsilen sorumlu olup, anılan yasanın 142. maddesi gereğince alacaklı, müteselsil borçluların tümünden veya birinden borcun tamamen ve kısmen edasını isteyebilecektir. Borcun tamamen edasına kadar bütün borçluların sorumluluğunun
2010/2190
2010/4662
devam edeceği de aynı yasanın 142. maddesinin 2. fıkrası gereğidir. Bunun yanında BK.’nın 145/2. maddesine göre, müteselsil borçlulardan biri borcu tediyede bulunmadığı halde ondan kurtulmuş ise, diğer borçlular halin icabına göre bundan istifade edebilirler. Yine BK.’nın 147/2. maddesine göre de, alacaklı diğerlerinin zararına olarak müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği taktirde bu fiilinin neticelerine şahsen katlanmak zorundadır.
Bu durum karşısında mahkemece, davacının davalı …’i ibrasının diğer müteselsil borçlu sigortaya sirayeti karar yerinde tartışılmadan yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş ve davalı … yararına kararın bozma ilamında belirtilen diğer nedenlerle birlikte, açıklanan bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, Daire’nin 19.10.2009 gün ve 2009/3450 esas 2009/6480 karar sayılı bozma ilamına yukarıda açıklanan bozma gerekçesinin de eklenmesine, hükmün bozma ilamında ve yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan tashihi karar harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davalı …’ye geri verilmesine 24.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.