Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/1500 E. 2010/2880 K. 30.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1500
KARAR NO : 2010/2880
KARAR TARİHİ : 30.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … Köyü, 2008 parselde kayıtlı taşınmazını 30.4.2007 tarihinde davalı …’e sattığını belirterek tasarrufun iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili dava konusu taşınmazın 32.500 TL bedelle ve emlakçı aracılığıyla alındığını, satış bedelinin 15.000 TL’nin kredi kullanılarak, 5.000.TL’sinin taşınmazın vergi borcunun ödenmesi, 12.500 TL’sinin de borçlunun dava dışı alacaklısının borcu nedeniyle icra müdürlüğüne ödendiğini aciz belgesi sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı borçlu savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, taşınmazın tapudaki satış bedeliyle gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu, tapudaki bedel dışında yapıldığı iddia edilen ödemenin usulüne uygun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalılar arasında …, … Köyü, 2008 parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin 30.4.2007 tarihli tasarrufun takip dosyası yönünden iptaline, davacıya takip konusu … ve gerileriyle sınırlı taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
278/III-2 maddesi gereğince aktın yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler bağışlama hükmünde olup iptale tabidir.
Somut olayda dava konusu taşınmazın bilirkişi tarafından belirlenen gerçek değeri 35.530,95 TL tapudaki satış değeri ise 3.000.TL’dir.
Ancak, davalı … vekili dava konusu taşınmazın 32.500,00 TL bedelle alındığını, ödemeninde 15.00 TL’sinin kredi kullanılarak, 12.500.00 TL’sinin borçlunun dava dışı şahsa olan borcuna istinaden icra müdürlüğüne, 5.000 Tl’sinin de dava konusu taşınmazların vergi borcu nedeniyle Vergi Dairesine ödendiğini savunarak ödeme belgelerini sunmuştur.
Mahkemece harici ödemelerin geçerli kanıt olarak kabul edilemiyeceği gerekçe gösterilerek bedel farkının varlığı kabul edilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davalı 3. şahıs sunduğu harici ödeme belgeleri tarihleri (12.4-27.4.2007 arası 5.000 TL’lik taşınmaza ilişkin vergi ödeme makbuzları, 24.7.2007 tarihli 11.600. TL’lik icra müdürlüğüne yapılan ödeme, 12.3.2007 tarihli 15.000 TL’lik kredi belgesi) iptali istenen tasarrufun satış tarihine yakın tarihler olduğu gibi, aciz halinde olduğu dosya kapsamından anlaşılan borçlunun 16.600 TL’lik (icra ve vergi borcunu) ödeme yapması da hayatın olağan akışına uygun bulunmadığından davalı tarafından sunulan harici ödeme ve kredi belgelerinin dava konusu taşınmazın satış bedeline mahsuben yapıldığı ve kullanıldığının kabul edilmesi ve durumda taşınmazın piyasa değerinden alındığı kabul edilerek İİK’nun 278/III-2 şartlarının oluşmadığı, davalı 3.kişinin kötüniyetli olduğuda iddia ve ispatlanamadığından davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 30.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.