Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/7144 E. 2010/7576 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7144
KARAR NO : 2010/7576
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi dışında … süresi içinde … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Davacının alacağının kısmen de olsa mevcut olduğunun kabulü ile davanın esasına girilmek suretiyle tarafların delillerinin toplanması, davalılar arasında akrabalık, arkadaşlık, komşuluk, iş ortaklığı gibi her hangi bir yakınlığın bulunup bulunmadığının araştırılması, davada İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinin uygulama yerinin olup olmadığının tartışılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan davanın kabulüne ve davalılar arasında yapılan tasarrufun iptaline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1)Mahkeme kararı hükmü temyiz eden davalılardan …’a 12.04.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise adı geçen davalı tarafından HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 13.05.2010 tarihinde verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden davalılardan …’ın süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2)Davalılardan …’ın temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, taşınmazın tapuda gösterilen satış bedeli ile bilirkişiler tarafından belirlenen gerçek değeri arasında 3 misli fark bulunmasına, devamlılık arz eden yargısal uygulamalara göre taşınmazın tapudaki satış değeri ile gerçek değeri arasında bir misli ve daha fazla farkın fahiş olarak kabulü gerekmesine söz konusu maddenin uygulandığı hallerde 3.kişinin iyi niyetli yada borçlunun alacaklısından mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği konusunu bilip bilmemesinin önem arzetmemesine, kaldı ki davalıların tasarruftan önce komşu olduklarının dosya içeriğinden anlaşılmasına, öte yandan 3.kişi olan …’ın taşınmazı gerçek değeri ile satın aldığını ve de tapuda gösterilen satış bedelinden ayrı ödemelerde bulunduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olmasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ın temyiz isteminin (dilekçesinin) Reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.622,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 30.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.