Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/9842 E. 2012/10289 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9842
KARAR NO : 2012/10289
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVACI/K.Davalı (3.kişi) : …
DAVALI/K.Davacı (Alacaklı): …
DAVALI (Borçlu) : …

Taraflar arasındaki istihkak-tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (3.kişi) vekili, Bakırköy 12.İcra Müdürlüğünün 2007/3529 ve 2007/3594 sayılı dosyalarından davalı borçlu aleyhine yapılan takiplerde, haciz şerhinden önce müvekkili tarafından noter satış sözleşmesi ile borçludan satın alınmış olan … plakalı araç üzerine haciz konulduğunu, aracın müvekkiline yüklü miktarda borcu olan davalı borçludan borcuna karşılık olarak alındığını, hacze dayanak olan icra takiplerinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, araç üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davacı 3.kişinin kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin harici sözleşme ile davalı/borçludan satın aldığı ve bedelini ödediği aracı davalı borçlunun müşteriye göstereceği şeklinde beyanı ile alarak bilahare noterden davacı 3.kişiye sattığını, satışın muvazaalı olduğunu, aleyhlerine açılmış olan istihkak davasının reddi gerektiğini ve lehlerine tazminata karar verilmesini savunmuş ve karşı dava olarak; muvazaalı ve kötüniyetli olarak yapılan araç satış sözleşmesinin İİK.nun 277 v.d. Maddeleri uyarınca iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (borçlu), duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine dair verilen karar davalı-karşı davacı (alacaklı)
../…

-2-
2012/9842
2012/10289

vekilinin temyizi üzerine, Dairenin 27.9.2010 gün ve 2009/10583-2010/7327 sayılı ilamı ile özetle “Davacı 3.kişi ile borçlu arasında işveren/çalışan ilişkisinin bulunduğu ve dava konusu aracın davacı 3.kişi tarafından takip borçlusunun kendisine olan borcuna karşılık olarak satın alındığı da belirlenmiş olduğundan, bu durumda, yapılan tasarrufun İİK.nun 279/2. maddesi uyarınca, (para veya mutad ödeme vasıtalarından gayrı bir suretle yapılan ödemeler) batıl sayıldığı, diğer yandan, İİK.nun 280. Maddesi hükmüne göre, aralarındaki ilişkiler ve icra takiplerinden dolayı 3. Kişi … ‘in borçlu … ‘in içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklıdan mal kaçırma kastını bilebilecek kişilerden olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle, davacı 3.kişi tarafından açılan istihkak davasının reddi ile tasarrufun iptaline yönelik karşı davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden” bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı 3.kişinin istihkak davasının reddine, karşı davanın kabulü ile davacı 3.kişi ile borçlu arasındaki hacze (davaya) konu olan mala (araca) ilişkin satış sözleşmesinin iptaline, takibe konu asıl alacağın % 40’ı oranındaki tazminatın davacı 3.kişiden tahsili ile davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ve davalı alacaklının da karşılık olarak açtığı İİK.nun 277.ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK.nun 97/3.maddesine göre “Takibin talikine karar verilirse, haksız çıktığı takdirde alacaklının muhtemel zararına (İİK.Md.97/13) karşı davacıdan 36. maddede gösterilen teminat alınır.” hükmü öngörülmüştür. Anılan madde gereğince, mahkemece teminat alınarak takibin ertelenmesi kararı verilmişse, haczedilen mal veya hakka ilişkin takip işlemleri ertelenmiş sayılır. Ancak, takip işlemlerinin ertelenmiş sayılması için, İİK.nun 97/3. maddesi uyarınca alacaklının muhtemel zararı karşılığı 36. maddede gösterilen teminatın alınması zorunludur.İcra Mahkemesince takibin ertelenmesine karar vermiş olmasına karşın, 3.kişiden teminat alınması kararlaştırılmamış veya karar altına alınmış olsa
../…

-3-
2012/9842
2012/10289

bile bu teminat 3.kişi tarafından yatırılmamışsa, İcra Müdürlüğü takibe devam eder. Çünkü böyle bir durumda istihkak davası yüzünden alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemez.
Somut olayda, mahkemece görülen dava ile ilgili olarak, İİK.nun 97/13. maddesinde öngörüldüğü şekilde, bu dava nedeniyle takibin ertelendiğine veya ihtiyati tedbir yolu ile icra takibinin durdurulduğuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Bu durumda, bu dava nedeniyle 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiğinden söz edilemeyeceğinden ve İİK.nun 97/13. maddesi koşulları davalı (alacaklı) yararına oluşmadığından, alacaklı yararına %40 tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, tasarrufun iptali davalarında davanın kabulüne karar verilmesi halinde, yapılan tasarrufun davanın dayanağı icra takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekir. Somut olayda, mahkemece tasarrufun (satış sözleşmesinin) iptaline yönelik karşı davanın kabulüne karar verildiği halde, icra dosya numarası belirtilerek borçlu tarafından 3.kişiye yapılan tasarrufun takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline ve bu hususta alacaklı vekiline cebri icra yetkisi tanınmasına karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetli değildir.
Ne var ki, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının davacı 3.kişinin % 40 oranında tazminata mahkumiyetine ilişkin olan (3) nolu bendinin tümüyle hükümden çıkarılarak yerine “Tazminat koşulları oluşmadığından, alacaklı yararına tazminata hükmedilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına, yine; hüküm fıkrasının (2) nolu bendinin de hükümden çıkartılarak, yerine “Dava konusu aracın davalı borçlu tarafından davacı 3.kişiye satışına ilişkin 31.8.2007 tarihli tasarrufun iptaline ve İİK.nun 283/1. maddesi gereğince davalı-karşı davacı (alacaklı) tarafa Bakırköy 12.İcra Müdürlüğünün 2007/3529 ve 2007/3594 sayılı takip dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak cebri icra yetkisi tanınmasına”
../…

-4-
2012/9842
2012/10289
tümcesinin yazılması ile hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı-karşı davalı 3.kişiye geri verilmesine 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.