YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11040
KARAR NO : 2011/7821
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ve desteği …’ın yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı tek taraflı kazada vefat ettiğini, aracın kaza tarihinde geçerli bir trafik sigorta poliçesi bulunmadığından zararın davalı … tarafından karşılanması gerektiğini, başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını belirterek ıslâh ile arttırılmış toplam 125.000.00 TL’nın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müteveffa sürücü ile birlikte işleten sıfatına haiz olduğundan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3.b maddesi uyarınca tazminat sorumluluklarının bulunmadığını, trafik sigortası limiti ile kusur oranında sorumlu olduklarını, temerrüde düşmediklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve kusur durumuna göre, davanın kabulü ile 125.000.00 TL’nın 14.03.2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı …, zarara neden olan aracın trafik sigorta poliçesi bulunmadığından, kaza tarihinde geçerli trafik sigortası limiti dahilinde tazminattan sorumlu tutulmuş ise de mahkemece, her bir davacı için hükmedilen tazminat miktarları açıkça belirtilmeden, toplam tazminat tutarı üzerinden karar verilmesi doğru değil, bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün, HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Dava konusu 125.000.00 TL tazminatın” ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine “Davacı … için 90.711.17 TL, Süsün için 2.177.07 TL, Mihriban için 2.721.34 TL, … için 3.174.89 TL, Seher için 3.628.45 TL, … için 4.535.56 TL, Şoreş için 5.442.67 TL, M. Rauf için 5.714.80 TL, M. … için 6.894.05 TL olmak üzere toplam 125.00.00 TL tazminatın” ibarelerinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 5.565,00 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına 19.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.