Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/2482 E. 2012/5135 K. 11.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2482
KARAR NO : 2012/5135
KARAR TARİHİ : 11.06.2012

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava konusu 353 ada 20 parsel sayılı 200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, tapu kaydına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında …, taşınmazın davacı ile ortak muristen intikal ettiği ve miras payı bulunduğu iddiası ile davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, müdahil davacı yönünden davanın takip edilmemesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayanağı olan dava dışı aynı ada 12 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören pay tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı ve çekişmeli taşınmazda 20 yılı aşkın süredir davalı tarafın zilyetliği bulunduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı, çekişmeli taşınmazın bitişik aynı ada 12 sayılı parselin kadastroca oluşan tapu kaydındaki malikleri adına tescili istemiyle dava açmışsa da, yargılama sırasında vekili, davanın dayanak tapu kaydındaki paya yönelik olduğunu belirtmiştir. Dosyadaki kayıtların incelenmesinden dayanılan tapu kaydının Molla … adına kayıtlı iken MK’nun yürürlüğe girmesinden önce ölümü ile çocukları …, …ve …’a; …nın da MK’nun yürürlüğe girmesinden önce 1332 tarihinde ölümü ile mirasının müşterek mülkiyet halinde çocuklarına intikal ettiği, …çocuklarından… ve …ya ait payların bu kişilerin mirasçılarının satışı ile …’nın oğlu …’ın torunu olan davacı …’e geçtiği, …’in ayrıca, MK’nun yürürlüğe girmesinden sonra 1952 yılında ölen dedesi …’dan intikalen gelen iştirak halinde miras payı olduğu anlaşılmaktadır. Ne var ki, davacının … payı yönünden isteğinin … terekesi adına mı, yoksa kendisine miras yolu ile gelen paya mı yönelik olduğu konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Hal böyle olunca davacı taraftan öncelikle bu husus sorulup, saptanmalı, … terekesi adına tescil istendiğinin anlaşılması halinde genel mahkemede bir mirasçının tek başına tereke adına dava açamayacağı göz önünde bulundurularak, davacının dedesi …’ın miras şirketine temsilci atanması ya da …’ın tüm mirasçılarının davaya muvafakatlarının sağlanması gerektiği göz önüne alınarak
davacıya bu usuli eksikliğin giderilmesi için süre verilmeli; aksi halde, yani …’dan gelen miras payının tescili istendiğinin saptanması halinde ise elbirliği şeklinde (iştirak halinde) mülkiyette tek bir mirasçının, kendi payının adına tescili istemi ile dava açmasının mümkün olmadığı göz önünde bulundurularak, yalnızca davacının kayden malik olduğu 2/24 paya yönelik dava yönünden araştırma, inceleme ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan tapu kaydının bilinen ırmak ve … sınırları itibariyle taşınmazın bulunduğu yere ait olduğu ve 12 parsel sayılı dava dışı parsele uygulandığı kuşkusuzdur. Tapu kaydının Hacı … oğulları sınırının ve merhum … sınırının neresi olduğu konusunda davacı tarafa tanık dinletme olanağı sağlanması gerekirken bu yön gözardı edilerek yapılan uygulama sonucunda kaydın taşınmazı kapsamadığına ilişkin kabulde de isabet bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, sağlıklı sonuca varılabilmesi için, yukarıda belirtildiği şekilde taraf koşulu tamamlandıktan sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte; davacı tarafın dayandığı tapu kaydı okunup, hudutları mahalli bilirkişilerce zeminde tek tek göstertilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, doğudaki yolun kadim yol olup olmadığı, kayıttaki Hacı.. oğulları ve merhum … sınırının neresi olduğu, sorulup saptanmalı yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, komşu parsellere ait tutanak içerikleri ve varsa dayanak kayıtları ile bilirkişi ve tanıkların sözleri denetlenmeli ve kaydın kapsamı kesin olarak belirlenmelidir. Taşınmazın kayıt kapsamında kalması halinde bir kısım davalılarca ileri sürüldüğü üzere tapu kayıt malikleri arasında yapılmış herhangi bir taksim olup olmadığı, taksim olmuşsa çekişmeli taşınmazın kim veya kimlerin payına düştüğü gibi hususlarda yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişileri ile taraf tanıklarından ayrıntılı, olaylara dayalı bilgi alınmalıdır. Tapu kaydının kapsamı dışında kalması halinde, çekişmeli taşınmazın öncesinin bir kısım davalıların beyan ettiği gibi 12 parselle bir bütün halinde miras bırakandan kalma yer olup olmadığı ve mirasçılar arasında taksim edilip edilmediği, taksim varsa 12 parsel sayılı taşınmazda davacıların miras bırakanı Nuri Bektaş’a da pay verilmiş olmasının nedenleri üzerinde durularak; davalıların çekişmeli taşınmazda itiraza uğramaksızın uzun süre devam eden zilyetliklerinin sebebinin ne olduğu sorulup araştırılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.