YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3571
KARAR NO : 2012/5813
KARAR TARİHİ : 29.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Denizli Köyü çalışma alanında bulunan 160 ada 66 parsel sayılı 70.979,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 4342 sayılı Kanun’a göre belirlenen mera olduğu belirtilerek, orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı Kazım Deveci, harici satış, irsen intikal, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak mirasçılar adına 9500 metrekare yüzölçümü ile tespit edilen 160 ada 51 sayılı parsel ile birlikte toplam 55000 metrekare yerleri bulunduğu iddiasına dayanarak çekişmeli taşınmazın bir bölümünün Mevlüt Deveci mirasçıları adına tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile çekişme konusu 160 ada 66 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 9500.04 metrekarelik bölümünün Mevlüt Deveci mirasçıları adına payları oranında tesciline, (A) harfi ile gösterilen 28.718,70 metrekare ve (C) harfi ile gösterilen 32.761,15 metrekarelik bölümlerinin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının dayandığı tapu kaydının taşınmazın rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 9500.54 metrekarelik bölümüne uyduğu, (A) harfi ile gösterilen 28718.70 metrekarelik bölümünde davacının malik sıfatıyla 20 yılı aşkın zilyetliği varsa da; davacı murisi Mevlüt Deveci mirasçıları adına belgesizden 100 dönümden fazla yer tespit edildiği, (C) harfi ile gösterilen bölümün ise mera vasfında olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı, taşınmazın bir bölümünün murisi Mevlüt Deveci adına 15.11.1973 tarih ve 40 sıra numaralı tapu kaydı ile kayıtlı bulunduğu, bir bölümünde ise satın alma yoluyla zilyet bulundukları iddiasına dayanmıştır. Davacının dayandığı 15.11.1973 tarih ve 40 sıra numaralı ve 9500 metrekare yüzölçümlü tapu kaydı tesisinde Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğinin taraf olduğu Sulh Hukuk Mahkemesinin 1959/21-22 sayılı ve 27.10.1959 tarihli tescil ilamı ile oluştuğu ve dayanağı tescil haritasının bulunduğu anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritası bulunan tapu kayıtlarının kapsamının haritasına göre belirlenmesi zorunludur. Mahkemece tapu kaydının dayanağı tescil krokisi zemine uygulanmamış olduğu gibi haritanın zemine uygulama yeteneğinin bulunmadığı kabul edilse bile tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında yerel bilirkişiler ve fen bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılamalı, tapu kaydının krokisi yerel bilirkişiler yardımı ve teknik bilirkişi aracılığı ile usulen mahalline uygulanmalı, fen bilirkişisinden tapu haritası ve kadastro paftasının çakıştırılarak uygulanmasını ve 3402 sayılı Yasa’nın 20/A maddesine göre kapsamını gösterir krokili rapor alınmalı, tapu kaydının haritasının fenni sıhhati bulunmadığından zemine uygulanamaması halinde tapu kaydının doğu sınırının mera okuması nedeniyle gayrisabit hudutlu olduğu, miktar fazlasının zeminde mevcut meradan açıldığının kabulü gerektiğinden kayda miktarı ile kapsam tayin edilmeli, tapu kaydının batı sınırında yazılı dere hududunun zeminde mevcut bulunduğu, güney sınırında İsmail Canpolat tarlalarının komşu 160 ada 50 sayılı parsel maliki olduğu anlaşıldığından kayda kapsam tayin edilirken Mevlüt mirasçıları davacı ve diğerleri adına tespit edilen 160 ada 51 sayılı parsel ile 160 ada 50 sayılı parsel ve dere ile irtibatın kesilmemesi gerektiği göz önünde bulundurulmalı, fen bilirkişisine bu ilkeler doğrultusunda tapu kapsamını gösterir krokili rapor düzenlettirilmeli, kayıt miktarınca yer tapu maliki Mevlüt Deveci mirasçılarına bırakılarak miktar fazlasının mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.