Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/1624 E. 2010/2288 K. 22.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1624
KARAR NO : 2010/2288
KARAR TARİHİ : 22.03.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 1066 ada 18 ve 1092 ada 10 parsel sayılı 133397.16 ve 19821.83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla davalı … ve … adlarına tespit edilmişlerdir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden oldukları iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve Çekişme konusu 1066 ada 18 ve 1092 ada 10 sayılı parsellerin tespit gibi davalılar adlarına müştereken tescillerine karar verilmiş; hüküm davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 1092 ada 10 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2-Çekişme konusu 1066 ada 18 sayılı parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece taşınmazın niteliğinin mera olmadığı, davalıların taşınmaz üzerinde 20 yılı aşkın zilyetliklerinin bulunduğu ve 3402 sayılı yasanın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli parselin güney sınırında bulunan ve Yuvadamı Köyü çalışma alanı içerisinde tespit edilen 214 sayılı parsel, mera niteliği ile orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Mahkemece taşınmazın sınırında bulunan ve davalı olduğu anlaşılan mera parselinin kadim mera olup olmadığı, taşınmaz ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı araştırılmamış, ziraat bilirkişisinin soyut raporu ile yetinilerek çekişmeli taşınmazların meradan açılıp açılmadığı hususu üzerinde durulmamış, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamıştır. Meraya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köylerden dinlenmeleri gerektiği halde aynı yerden yerel bilirkişi ve tanık dinlenmiş olması da yerinde bulunmamaktadır. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle taşınmazın etrafındaki tüm parsellerin kadastro tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, dayanaklarını oluşturan kayıtlar ile tespitleri kesinleşmiş ise kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan komşu köylerde ikamet eden, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim ve kimler tarafından kullanıldığı, kullanmanın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, taşınmazın sınırında bulunan ve komşu köy çalışma alanında kalan mera parselinin kadim mera olup olmadığı, taşınmazın mera parselinden açılıp açılmadığı, mera parselinden ne surette ayrıldığı, arada doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususları etraflıca sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasında doğabilecek çelişkiler giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak zirai bilirkişi kurulundan, önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraatçi bilirkişi raporundaki bulguları da değerlendirebilecek biçimde çekişmeli taşınmazın niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü, komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler ve mera olarak sınırlandırılan komşu parselin mera niteliğinde bulunup bulunmadığı, mera bütünlüğünün bozulup bozulmadığı hususunda bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, rapora taşınmazın keşif sırasında çektirilecek fotoğraflarının da eklenmesi sağlanmalı, uzman fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli rapor düzenlettirilmeli, Yuvadamı Köyünün 214 sayılı mera parselinin davalı bulunduğu dava dosyasındaki inceleme ve ibraz edilen teknik bilirkişi raporları da göz önüne alınmalı, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirtilmeksizin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 22.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.