Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/760 E. 2012/5803 K. 29.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/760
KARAR NO : 2012/5803
KARAR TARİHİ : 29.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Karakocalı Köyünün 137 ada 130 parsel sayılı 4.114,57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … Coşkun adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın Gökbel Yaylası olarak bilinen kadim yayla sınırları içerisinde kaldığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığı iddiası ile Hazine adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişme konusu 137 ada 30 sayılı parselin fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 1.043,91 metrekarelik bölümünün aktif dere yatağı olduğundan tespit dışı bırakılmasına, (A) harfi ile gösterilen 3.070,66 metrekarelik bölümünün davalı … Coşkun adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, toplanıp, doğru olarak değerlendirilen delillere göre taşınmazın teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen bölümünün dere yatağı niteliğinde olduğu belirlenerek tescil harici bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, her ne kadar, dava konusu taşınmazın rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davalı taraf yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de bu kabul dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dosya kapsamına, keşif ve uygulamaya, Hazinenin aynı nedene dayalı olarak dava açtığı aynı çalışma alınında kalan taşınmazlara ilişkin, Yargıtay’dan geçerek kesinleşen diğer emsal nitelikteki dava dosyalarındaki, keşif, beyanlar, kabul ve uygulamaya göre; taşınmaz ve çevresinin öncesi bilinmeyen bir zamandan beri Gökbel Yaylasının içerisinde kaldığı, davalı ve dava dışı diğer şahıslarca hayvancılığın bitmesi nedeniyle sahiplenilerek bu yerlerin etraflarının çevrildiği, ev yapılmak ve bahçe olarak kullanılmak suretiyle yararlanıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda taşınmazın öncesinin kadim yayla yeri olduğunun kabulü zorunludur. 3402 sayılı Kanun’un 18/2. maddesi uyarınca, kamu orta malı niteliğindeki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik, süresi ne olursa olsun hukukça değer taşınmaz. Hal böyle olunca; davanın kabulüne ve çekişme konusu parselin
krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 16/B bendi gereğince yayla olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi davanın konusu 137 ada 130 parsel sayılı taşınmaz olduğu halde maddi hataya dayalı olarak (A) bölümünün 137 ada 30 parselin, (B) bölümünün ise 1347 ada 30 sayılı parselin parçası olarak gösterilmek suretiyle hüküm kurularak sicilin yanlış oluşturulması da isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, 29.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.