Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2012/775 E. 2012/5806 K. 29.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/775
KARAR NO : 2012/5806
KARAR TARİHİ : 29.06.2012

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Karakocalı Köyü çalışma alanında bulunan 115 ada 172 parsel sayılı 509.59 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın Gökbel Yaylası olarak bilinen kadim yayla sınırları içinde kaldığı, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle iktisap şartlarının oluşmadığı iddiası ile Hazine adına tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 115 ada 172 sayılı parselin tespit gibi teciline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı taraf yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 17. maddesinde öngörülen edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; bu kabul dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dosya kapsamına, keşif ve uygulamaya, Hazinenin aynı nedene dayalı olarak dava açtığı aynı çalışma alanında kalan taşınmazlara ilişkin, Yargıtay’dan geçerek kesinleşen diğer emsal nitelikteki dava dosyalarındaki, keşif, beyanlar, kabul ve uygulamaya göre; taşınmaz ve çevresinin öncesi bilinmeyen bir zamandan beri Gökbel Yaylasının içerisinde kaldığı, davalı ve dava dışı diğer şahıslarca, hayvancılığın bitmesi nedeniyle sahiplenilerek bu yerlerin etraflarının çevrildiği; ev yapılmak ve bahçe olarak kullanılmak suretiyle yararlanıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda taşınmazın öncesinin kadim yayla yeri olduğunun kabulü zorunludur. 3402 sayılı Kanun’un 18/2. maddesi uyarınca, kamu orta malı niteliğindeki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetlik, süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Hal böyle olunca; davanın kabulüne ve çekişme konusu parselin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B bendi gereğince yayla olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.