YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7402
KARAR NO : 2010/1675
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 173 ada 13 parsel sayılı 219,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar Hazine ve Halifeler Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, çekişmeli taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanağı ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro sırasında dava konusu taşınmazın davalı olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespiti yapılmıştır. Tespitten önce davacı tarafından açılan tescil davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazın tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5.maddesi hükmüne göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu suretle tespiti yapılan taşınmazın 30 günlük askı ilanının Kadastro Mahkemesince yapılması zorunlu olduğu halde Kadastro Mahkemesince yöntemine uygun şekilde 30 günlük askı ilanı yapılmadan davanın esasına girilerek hüküm kurulmuştur. Askı ilanı yapılıp Yasanın 11. maddesinde öngörülen 30 günlük süre dolmadıkça duruşmaya başlanması olanaksızdır. O halde öncelikle çekişmeli taşınmazla ilgili olarak, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 11. ve 27. maddelerinde öngörülen şekilde yöntemine uygun askı ilanı yapılmalı, askı ilan süresi dolduktan sonra duruşmalara başlanmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek işin esasına girilmek suretiyle hüküm kurulmuş olması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 02.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.