YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1598
KARAR NO : 2012/4779
KARAR TARİHİ : 01.06.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 122 ada 10 parsel sayılı 1675,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, miras ve paylaşma yoluyla gelen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … babası ile davalının babası arasında yapılan anlaşmaya uygun şekilde yolunun ayrılarak lehine bırakılması istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, davacı …’e ait 122 ada 14 parsel sayılı taşınmaz lehine 122 ada 10 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda gösterilen 46,66 metrekare alan üzerinde daimi, bedelsiz, zorunlu kadim geçit irtifak hakkının bulunduğunun tespitine, kadim geçit irtifak hakkının 122 ada 10 parsel sayılı taşınmazın tutanağının ve tapu sicilinin beyanlar hanesine şerhine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacı adına kayıtlı taşınmaz lehine dava konusu taşınmaz üzerinde geçit hakkı bulunduğunun tespiti ve geçit hakkının dava konusu taşınmaza ait tutanağın ve tapu sicilinin beyanlar hanesine şerhine dair hüküm kurulmuş ise de; işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm oluşturulması yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Kadastro Mahkemelerinin görevleri 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 25. maddesinde sınırlı olarak gösterilmiş, aynı maddenin son cümlesinde de mahkemeden yenilik doğurucu hüküm almayı gerektiren işlerin kadastro mahkemesinin görevi dışında olduğu belirtilmiştir. HUMK’nun 7. maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, re’sen gözetilmesi gerekir. Somut olayda davacı, tapusuz taşınmaz üzerinde zilyetliğe dayanarak geçit hakkı istemiştir. Geçit hakkı mahkeme kararı ile oluşturulabilecek yenilik doğurucu bir hak olup, bu nitelikteki davalara bakma görevi genel mahkemelere aittir. Bu nedenle mahkemece davanın görev yönünden reddine, dava dosyasının görevli Asliye Hukuk Mahkemesine, onaylı örneği dosyaya alınarak tutanak aslı ve eklerinin kadastro işlemlerinin tamamlanması için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine yer olmadığına, 01.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.