YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10430
KARAR NO : 2012/5681
KARAR TARİHİ : 10.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 27/04/1997-08/06/2001 tarihleri arası kuruma eksik olarak bildirilen sürelerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi davacı vekilince de duruşmalı talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 27/04/1997-08/06/2001 tarihler arası davalıya ait işyerinde çalıştığı hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, kısmen kabul kararı verilerek, davacının 01/05/1998-31/03/200 tarihleri arası Kuruma bildirilen 260 gün dışında 160 gün süreyle hizmet aktine bağlı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden,
İşe giriş bildirgesine göre davacının davalı işyerinde 01/07/1997 tarihinde çalışmaya başladığı,prim tahakkuk cetvelinde 01/07/1997—01/05/2001 tarihleri arası davalı şirket tarafından 921gün bildirimde bulunulduğu, Ocak/1999 ile Mart/2000 arası dönemde davacı tarafından imzalanmış ücret bordrosunun olduğu ve bu bordroda çalışmaların ayda 10 gün olarak belirtildiği, dosyada dinlenen tanıkların beyanlarının birbirleriyle çeliştiği, kaldı ki bir kısım tanıklar bir dönem işyerinde ayda 10 gün olarak çalışıldığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Ayrıca tanıkların bir kısmı aynı işyerinde çalıştıklarını, bir kısmı ise komşu işyerlerinde çalıştıklarını belirttikleri ancak bu tanıklarla ilgili kayıtların getirtilmediği görülmektedir.
Bu anlatımlar ışığında davacının çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davalı işyerine ait dönem bordrolarını ve işyeri dosyasını getirtmek, öncelikle dava konusu dönemi kapsar biçimde bordro tanıklarını ve gerek görüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenlerini veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı ve davalılardan Tülay İzere iadesine, 10/04/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.