Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/15870 E. 2010/17099 K. 17.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15870
KARAR NO : 2010/17099
KARAR TARİHİ : 17.12.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, 5.2.2008 tarihinde …Mahallesindeki binadan inşaat halindeki bir daireyi dava dışı şahıstan satın aldığını, inşaat müteahitinin inşaatı tamamlamadan terk ettiğini, kat maliklerinin kendi aralarında inşaatı taamamlayıp, dairelerine taşındıklarını, su abonesi olmak için davalıya başvurduklarını, davalı idarenin dava dışı müteahitin inşaat aboneliğinden dolayı borcu bulunduğunu ileri sürüp, kendisini abone yapmadığını, oysaki doğalgaz aboneliğinin bulunduğunu ileri sürerek aboneliğinin tesis edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dışı müteahidin şantiye abeneliği nedeniyle kendilerine borcunun bulunduğunu, bu borç ödenmeden davacının aboneliğinin tesis edilmesinin ASKİ tarifeler Yönetmeliği hükümlerine göre mümkün olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya konu taşınmazın iskan ruhsatının olmadığı,3194 Sayılı Yasa hükümlerine göre iskan ruhsatı olmayan taşınmazların elektrik,su ve kanalizasyon gibi hizmetlerden yararlanamayacakları,aynı yasaya eklenen geçici 11 madde hükümlerinin aradığı şartların da gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bu davasında inşaatı tamamlanan ve içerisinde 22 kat malikinin oturduğu binanın bağımsız bölümleri için doğalgaz abonelikleri kurulmasına rağmen davalının su aboneliği tesis etmeye yanaşmadığını ileri sürerek talepte 2010/15870-17099
Bulunmuş;davalı ise dava dışı yapı müteahidinin şantiye aboneliği nedeniyle borcu bulunduğunu, iskan başvurusu olmadığını savunmuş,bu yöndeki savunmasını çeşitli tarihlerde yazdığı yazılarla davalıya da bildirmiştir.Her ne kadar ASKİ Tarifeler Yönetmeliği’nin 30/d maddesinde ”iskan ruhsatı bulunmayan binalar için şantiye suyunun kesilmesi kaydıyla Yönetmeliğin 6/h hükmüne göre tamamı veya bir kısmına geçici abonelik verilir” yazılı ise ve davalı da bu hükme dayanarak davacıyı abone yapmaktan imtina etmekte ise de davalı su tekelini elinde bulunduran kamu kurumu niteliğindedir.Bu gibi kamu kurumları kendi Yönetmeliklerini de kendileri hazırlamaktadırlar.Tek taraflı olarak hazırlanan bu Yönetmelikteki az yukarıda açıklanan hükmün uygulanması,kamu kurumuna göre daha güçsüz durumda bulunan şahısların mağduriyetine neden olur.Davacı, dava dışı müteahitin davalıya şantiye aboneliği nedeniyle olan borcundan dolayı sorumlu tutulamaz ;davalı kurum da dava dışı mütehitten olan bu alacağı nedeniyle davalı ile sözleşme yapmaktan imtina edemez.Su tekelini elinde bulunduran davalı,şantiye aboneliğinden doğan alacağı varsa onu her zaman akidinden isteyebilir. Davaya konu binanın inşaat ruhsatı 1.11.2005 tarihinde alındığına ve dosyadaki belge ve bilgilere göre de inşaatın tamamlandığı, dava açıldıktan sonrada şantiye hesabının kapandığının anlaşılmasına göre 3194 Sayılı Yasa’nın yasanın Geçici 11 maddesine aykırı herhangi bir nedenin varlığından da söz edilemez.Hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerktirir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA,17.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.