Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/7855 E. 2010/16373 K. 07.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7855
KARAR NO : 2010/16373
KARAR TARİHİ : 07.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, yemek ihalesini kazanan davalının edimlerini yerine getirmemesi üzerine ihalenin feshedildiğini, ihtiyacın devam etmesi nedeniyle ikinci ihalenin yapıldığını, iki ihale bedeli arasında zararların oluştuğunu, 29.7.2008 tarihli ihtara rağmen bedelin ödenmediğini ileri sürerek 23.805.79 TL.nın temerrüt tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; ihtarnamenin davalıya tebliğ edilmediği gerekçesiyle 23.805.79 TL.nın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 2.3.maddesinde; her iki tarafın sözleşmenin 2.1. ve 2.2.maddelerinde belirtilen adreslerinin tebligat adresi olarak kabul edildiği, adres değişikliğinin usulüne uygun şekilde karşı tarafa tebliğ edilmedikçe en son bildirilen adrese yapılacak tebliğin geçerli sayılacağı kararlaştırılmıştır. Davacının 23.805.79 TL.nın ödenmesine ilişkin ihtarının az yukarıda açıklanan sözleşme hükümlerine uygun olarak davalıca beyan edilen adrese tebliğe gönderildiği ve ancak tebliğ edilemediği anlaşılmakta olup, tebliğ edilemese dahi sözleşmeye uygun olarak çekilen ihtarın davalıya tebliğ edildiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca, ihtarnamede 20
2010/7855-16373
günlük ödeme süresi verildiği için davalının 30.8.2008 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Bu itibarla faizin başlangıcının 30.8.2008 tarihi olduğu kabul edilerek faizin bu tarihten itibaren başlatılması gerekirken, ihtarnamenin tebliğ edilemediğinden bahisle dava tarihinden itibaren başlatılması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci bendinde yer alan (dava) sözcüğünün karardan çıkartılarak yerine aynen (30.8.2008) rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 7.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.