YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15132
KARAR NO : 2010/6426
KARAR TARİHİ : 06.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, … plakalı traktörün maliki olup dava dışı …’a haricen sattığını, İsmail’in satış bedelini ödememesi nedeniyle traktörü geri istediğini, İsmail’in traktörü iade etmeyerek davalıya verdiğini söylediğini, bunun üzerine İsmail ve davalı aleyhine açtığı dava sonucu traktörün iadesine karar verildiğini, bu kararın icra takibine koyduğunu, ancak davalının traktörü iade etmediğini, bedelini ödemek zorunda olduğunu ileri sürerek, traktörün değeri olan 6.000YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, gayrıresmi satışın dava dışı İsmail ile yapıldığı, taraflar arasında herhangi bir alım satım sözkonusu olmadığı, davacının bu araç alım satımı ile ilgili şahsi talebinin davalıyı bağlamayacağı, ancak İsmail’e karşı ileri sürülebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dava dışı … ve davalı aleyhine açtığı dava sonucu mahkemenin 3.10.2006 tarihli 2005/371 esas 2006/360 karar sayılı kararı ile dava konusu traktörün davacıya iadesine karar verildiği, davacı tarafından bu kararın İncirliova İcra Müdürlüğünün 2006/1009 esas sayılı dosyası ile icra takibine konmasına rağmen traktörün davacıya iade edilmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı, bunun üzerine traktörün değerinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır.Öncelikle davanın dinlenip dinlenemeyeceği
2009/15132-2010/6426
üzerinde durulmalıdır. Bir davanın dinlenebilmesi, eş söyleyişle davanın esasının incelenebilmesi yargılama koşullarının gerçekleşmesine bağlıdır. Dava koşullarından biri de hukuksal yararın bulunmasıdır. Hukuksal yarardan amaç, davacının hakkına kavuşmak için mahkeme kararına gereksinim duymasıdır.(Bkz.Prof.Dr.Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1979, C:1 ,sh.884 vd.)Eğer, davacı için bu yolda bir mahkeme kararı gerekmiyorsa davanın esasına girişilemez. Başka bir anlatımla dava dinlenebilir nitelik taşımadığından reddedilir. Mahkeme, bir davada yargılama koşullarının bulunup bulunmadığını resen gözetmek zorundadır.
Somut olaya gelince, davacı, traktörün iadesine ilişkin mahkeme kararının infazı için icra takibi başlatmasına rağmen traktör davacıya iade edilmemiştir. İİK.nun 24/4.maddesinde “Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoluyla tahsil olunur. Taşınır malın değeri, ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra memuru tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur. “hükmü düzenlenmiştir. O halde, anılan yasa hükmü doğrultusunda davacının bir mahkeme kararına gereksinim duymaksızın teslim edilmesi gereken traktörün değerini davalıdan alabileceği çok belirgindir. Öyleyse olayda ayrıca dava açmakta davacının hukuki yararı bulunmayıp yargılama koşulu gerçekleşmemiştir. Dava bu sebeple dinlenemez. Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesi değiştirilerek onanması HUMK 438/son maddesi gereğidir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle davacı tarafından temyiz edilen ve sonucu itibariyle doğru olan hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının iadesine, 6.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.