YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13561
KARAR NO : 2010/5638
KARAR TARİHİ : 22.04.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı satışı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı … Pet. Tic. Yönünden reddine diğear davalı yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan aracı için yakıt satın aldığını, ancak mazot yerine benzin konulduğu için aracının hasarlandığını öne sürerek, sigorta tarafından yapılan ödeme düşüldükten sonra kalan 31.421,52-TL parça ve işçilik hasar bedelinin, 15.000-TL değer kaybı tazminatının, 2.500 TL aracı kullanamaması nedeniyle ödenen yol parasının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, Davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, aracın kullanılamaması nedeniyle ödenen yol parası olarak talep edilen 2.500- TL yönünden … Sulh Hukuk mahkemesi görevli olduğundan dava dilekçesinin reddine, dosyanın tefrikine, davalı Yalvaçlar…Ltd.Şti yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 7.225,94-TL’nin dava tarihinden itibaren %9 ve değişen oranlarda yasal faiziyle davalıdan tahsiline, davalı ……A.Ş yönünden davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-4822 Sayılı kanun ile değişik 4077 Sayılı T.K.H.K’nun 3. maddesinde kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılıp, bu arada ” bir mal ve hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi” tüketici, “Alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları…” mal, “Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki faliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri” satıcı, olarak tanımlamıştır. Aynı yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara
2009/13561-2010/5638
tüketici mahkemelerinde bakılır.” hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde, tüketici davacı ile satıcı davalı Yalvaçlar…Ltd.Şti arasında yakıt satımından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğu, anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacının aracının arızalanması nedeniyle ödenen yol parasının tahsili hakkındaki talebe bakmaya da yasanın 23. maddesi hükmü gereğince tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece, bu kalem yönünden de işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 4/A maddesinin 3. fıkrasında; “Sağlayıcı, bayi, acente ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına göre kredi veren, ayıplı hizmetten ve ayıplı hizmetin neden olduğu her türlü zarardan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. Sunulan hizmetin ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.” düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayın gerçekleştiği petrol istasyonunundavalı ……A.Ş’nin bayisi olduğu ihtilafsızdır. Davacıya verilen ayıplı hizmet nedeniyle, anılan yasada tanımlanan ve sağlayıcı durumunda bulunan davalı ……A.Ş’nin’de diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece açıklanan bu husus göz ardı edilerek, motorin yada benzinden kaynaklanan bir ayıp söz konusu olmadığından adı geçen davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, ayrıca bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…