Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/9804 E. 2010/244 K. 20.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9804
KARAR NO : 2010/244
KARAR TARİHİ : 20.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı yüklenici olarak inşaa ettiği Karakoçan ilçesi … ada 46 parselde kayıtlı 6 katlı binadan 4.kat 11 nolu meskeni davalıya satıp tapuda devrettiğini,aynı binanın 6.kat 11 nolu dairesini de dava dışı … sattığını, belediyenin 6 kat üzerine ruhsat vermemesi üzerine davalının dava dışı … karşı açtığı Meni müdahale davası sonucunda davalının … satılan bağımsız bölümü de kazandığını, dava dışı … tüm zararlarını karşılamak zorunda kaldığını davalının sebebsiz zenginleştiğini ileri sürerek 7000 TL nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya
2009/9804-2010/244
tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı ile davacı yüklenici arasında konut satımı hususunda sözleşme yapıldığı ve taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Her ne kadar mahkemece gerekçeli kararda davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile bakıldığını belirtmiş ise de davacı yüklenici davayı genel mahkeme sıfatı ile açmış olup mahkemece karar verilinceye kadar ara kararı ile açılan davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile bakıldığına dair ara kararı kurulmadığı gibi gerekçeli kararda da davalıdan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 23.maddesinin 3.fıkrasına aykırı olarak da harç alındığı anlaşılmıştır.Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalı tarafça temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2.bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 15.60 Tl temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.1.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.