Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/8926 E. 2010/16525 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8926
KARAR NO : 2010/16525
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalıların açtığı ihale sonucu 30.9.1991 tarihli resmi olmayan sözleşme ile 8.99 TL bedelini ödeyerek taşınmaz satın aldığını, ancak davalının açtığı dava sonucu tapusunun iptal edildiğini bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 6000 TL zararının denkleştirici adalet ve BK’nun 105.maddesi kapsamında faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı köy sınırları içindeki taşınmazın satın alınması için davacının köy nüfusuna kayıtlı olması Ya da köyde oturuyor olması gerektiği halde, gerçek dışı beyanda bulunarak ve yasanın amacına muhalefet ederek taşınmazı satın aldığının anlaşılması üzerine dava açılarak tapunun iptal ettirildiğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile ödenen bedelin dava tarihi itibarıyla denkleştirilmiş bedeli olarak 4.573 TL nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı davalı köye ait dava konusu tapuda kayıtlı taşınmazı 442 sayılı Köy Kanununa eklenen 20.5.1987 kabul tarihli 3367 sayılı kanunun ek 13.maddesi ve Köy Tüzel Kişiliğine Ait Arazilerden Köy Yerleşim Alanı Uygulama Yönetmeliği hükümlerine göre, taşınmaz satın alacak kişilerin
2010/8926-16525
o köy nüfusuna kayıtlı olması ya da en az 5 senedir o köyde oturuyor olmasının gerektiği ancak davacının bu koşullara sahip olmadığı halde dava konusu taşınmazın davacıya satıldığı, durumun anlaşılması üzerine açılan tapu iptali ve tescil davası ile tapunun geri alındığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin yasal düzenlemeler ile bazı sınırlamalar getirilmiş, ihale ilanında da açıkça belirtildiği halde, bu yasal düzenlemeler ve ihale şartlarına uygun düşmeyen davacı beyanı ile taşınmazın adına satışı yapılmıştır. Davacı adına yapılan bu satışın yasal koşulları taşımaması kamu düzenine aykırılık olarak değerlendirilerek tapunun iptaline karar verildiğine göre yoklukla malül satış sözleşmesi nedeniyle geçersiz hale gelmiştir. Bu nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz.Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler.Davacıya ait tapunun mahkeme kararı ile iptal edilmesi de davacıyı iyiniyetli hale getirmez. Dava konusu taşınmazın satın alınabilmesi için köy nüfusuna kayıtlı olması ve köyde oturuyor olması zorunlu olup, davacı yanıltıcı beyanda bulunduğuna göre iyiniyetli olduğundan da söz edilemez. Bu takdirde davacı taşınmaz için ödediği bedeli dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep edebilir. Mahkemece bu ilkeler çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 45.80 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan 68.00 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 9.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.