YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1625
KARAR NO : 2010/1230
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı-k.davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 18.05.1990 tarihli Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi’nden kaynaklanmıştır.
Davacı yüklenici inşaatı tamamlandığını ileri sürerek iki adet bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kayıtlarının iptâli ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, davalı savunmasında inşaatın imar mevzuatına ve ruhsatına aykırı yapıldığını ileri sürerek davanın reddini, karşı davasında ise akdin feshini istemiş, mahkemece tapu iptâl ve tescil davasının reddine, inşaat sözleşmesinin feshine dair verilen karar davacı ve karşı davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında imzalanan sözleşmeye göre davalı arsa sahibine ait 14 pafta 6704 parselde kayıtlı arsa üzerine davacı yüklenici tarafından bodrum dahil 5 katlı ve her katta bir daire olmak üzere inşaat yapılması kararlaştırılmış ise de inşaatın fiilen bodrum, zemin ve üç katlı olarak tamamlanıp halen iskân olunduğu anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut inşaat ruhsatlarına göre bodrum ve zemin olarak inşası gereken yapıda üç katın kaçak olarak yapıldığı anlaşılmakla yüklenicinin edimini yerine getirdiğinin kabulü mümkün olmadığından tapu iptâl ve tescil davasının reddi ve fesih davasının kabulü kural olarak yerinde bulunmakta ise de mahkemece tadilat projesi veya kaçak kısımların yıkılması suretiyle inşaatın yasal hale getirilip getirilemeyeceği hususunda bir araştırma yapılmadığından eksik inceleme sonucundan verilen karar yerinde bulunmamaktadır. Tarafların başlangıçta imar mevzuatına aykırı bir yapı inşası konusunda anlaşmaya vardıkları hususu da gözetildiğinde mahkemece öncelikle Belediye’den durumun sorularak tadilat projesi çizimi suretiyle inşaatın yasal hale getirilip getirilemeyeceği belirlenip bu suretle yasal hale gelmesi mümkün ise yükleniciye yetki ve mehil verilip davalar karara bağlanmalı, kaçak katların yıkımıyla yasal hale getirilmesinin mümkün olduğunun bildirilmesi halinde ise mahallinde keşifle bilirkişi raporu alınarak kaçak üç katın binanın statiğine zarar verilmeden yıkılmasının mümkün olup olmadığı tespit olunup bina statiğine zarar vermeden yıkım mümkün değilse davalar şimdiki gibi karara bağlanmalı, yıkımın mümkün olduğunun anlaşılması halinde bu konuda yükleniciye gerekli yetki ve süre tanınmalı, bu süre sonunda yasal hale gelecek olan kısımlarda tarafların paylaşım oranlarının arsanın konumu, civar taşınmazlardaki paylaşım oranı gözetilerek yüklenicinin alabileceği bağımsız bölüm var ise kat irtifakına esas tapu payları da saptanarak o bölüm bakımından tapu iptâl ve tescile karar verilmeli, fesih davası ise reddedilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı ve karşı davalı … yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı …’a geri verilmesine, 04.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.