YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/709
KARAR NO : 2011/6637
KARAR TARİHİ : 02.12.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; davalı işverenin işyerinde bölge satış temsilcisi olarak çalışan müvekkilinin iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının davranışları ile güvenlerini sarstığından, şirket bayileri ile borç alacak ilişkisine girerek şirket itibarını zedelediğinden hizmet akdinin geçerli nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece istek kabul edilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18.maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18.maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20.maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda davacı 07.06.1999 – 20.03.2009 tarihleri arasında davalının iş yerinde bölge satış temsilcisi olarak çalışmıştır. Dosya içeriğine göre davacının şirket müşterilerinden borç para aldığının gelen şikayetler üzerine yapılan inceleme sonucunda tesbit edilmesi üzerine 4857sayılı İş Kanunun 17 ve devamı maddeleri uyarınca sözleşmenin feshi yönüne gidildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece işverenin fesih gerekçesi yaptığı maddi olguyu kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın kabulü yoluna gidilmişse de tanık olarak bilgisine başvurulan işveren müfettişleri yaptıkları incelemeye dayalı olarak maddi olguyu doğrulayıcı yönde beyanda bulunmuşlardır. Her ne kadar müfettişler işveren çalışanları ise de beyanlarının doğru olmadığının kabulünü gerektirecek herhangi bir iddia ileri sürülmüş ve kanıtlanmış değildir. Aksini kanıtlayıcı delil bulunmadığı takdirde asıl olan tanığın doğru söylediğidir. Kaldı ki işveren delilleri arasında bayi şikayet dilekçesi de işveren müfettişlerinin beyanının destekler ve doğrular niteliktedir. Davacının fesih sebebi yapılan davranışı işverenden sözleşme ilişkisinin sürdürülmesini beklenmeyecek ağırlıkta olduğu açıktır. Tüm bu nedenlerle fesih geçerli neden dayandığından davanın reddi yerine kabulü hatalıdır.
Ayrıca belirtmek gerekir ki kabul şekli itibarı ile boşta geçen süreye ait ücretin ve diğer hakların en çok 4 ay olarak belirlenmesi gerekirken 5 ay olarak belirlenmesi de hatalı bulunmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanununun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarda belirtilen nedenlerle,
1.Yerel mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 35.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.100.00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 02.12.2011 gününde oy birliği ile karar verildi.