Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/8420 E. 2013/11794 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8420
KARAR NO : 2013/11794
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalı şirkette 18.07.1988 ile 07.10.2012 tarihleri arasında satın alma müdürlüğü bünyesinde “malzeme ambar elemanı” olarak çalıştığını, bu süreçte işçi iken memur, formen, uzman, şef ve daha sonrasında da formen olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından geçerli bir neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili; davacının sık sık rahatsızlandığını bunun akabinde işverene dilekçe vererek işten ayrılmak istediğini, davacının talebi üzerine kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğini, davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece işveren tarafından işçiye ihbar tazminatı ödenmesinin iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini gösterdiğini, kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesinin işçinin istifa etmediğini gösterdiği, sebepsiz yere işçinin istifa etmeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir nedenle sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir.
İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması nedeniyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Dosya içeriğine göre davacının davalı işyerinde çalıştığı sırada işverene verdiği 07/10/2012 tarihli dilekçede son zamanlarda aldığı sık sık aldığı istirahat raporları ve özel rahatsızlık nedenlerinden dolayı işyerinde çalışmaya devam edemeyeceğini, kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi koşuluyla, 07/10/2012 tarihi itibariyle işyerinden ayrılmak istediğine dair imzalı dilekçe vermiş, davacının vermiş olduğu bu dilekçe üzerine davalı işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek 07/10/2012 tarihli ibraname ile işyerinden kendi isteğiyle ayrıldığı, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödendiği belirtilmek suretiyle davalı işvereni ibra ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından duruşma sırasında istifa dilekçesi ve ibranamedeki imzaların kendisine ait olduğu, kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, istifa dilekçesinin davalı işverenin manevi baskısı sonucu imzaladığını beyan etmiştir.
Davacı istifa dilekçesi ve ibranameyi imzalaması yönünde iradesini fesada uğratan halleri yargılama sırasında ispat edebilmiş değildir. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesi koşuluyla istifa isteğinin davalı işveren tarafından kabul edilmesi sonucu oluşan iş sözleşmesinin tarafların anlaşmasıyla sona erdirildiği açıktır.
Bu durumda iş sözleşmesinin taraflar arasında yapılan bozma sözleşmesiyle sona erdirildiğinden davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 21.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.