Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2013/8421 E. 2013/11795 K. 21.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8421
KARAR NO : 2013/11795
KARAR TARİHİ : 21.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin işverence geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının davalı işveren hakkında kaçak, izinsiz, eksik belgeyle işçi çalıştırdığı iddiasıyla asılsız ihbar yaptığını, ihbar nedeniyle davalı şirketin ticari itibar kaybettiğini, davalı şirkete kuşkuyla bakıldığını, bu nedenle feshin haklı sebeplere dayandığını savunarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının hukuk dışı bir işlemenin işveren tarafından yapıldığı düşüncesi ile anayasada belirtilen şikayet hakkını kullandığı Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatları gereğince kişilik haklarına yapılan saldırı ile şikayet hakkının yarışması halinde şikayet hakkına öncelik verilmesi gerekeceğinden davacının şikayet hakkını kullandığı gerekçesiyle davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli bir sebebe dayanmadığı sonucuna varılarak işe iadeye karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu’nun 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen haklı nedenler olduğu gibi, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin sık sık rapor alması yasanın gerekçesinde bu nedenler içinde sayılmıştır. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacı 22/02/2010 – 09/01/2012 tarihleri arasında işyerinde kaynak operatörü olarak çalışmış, iş sözleşmesi davalı işveren tarafından 09.01.2012 günlü fesih bildirimi ile davacının davalı işveren hakkında kaçak işçi çalıştırılmasına ilişkin emniyete ihbarda bulunduğundan bahisle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e maddesi gereğince feshedilmiştir.
Mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davacının işe iadesi yönünde karar verilmiş ise de davacının davalı işveren hakkında Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’ne verdiği 21.12.2011 tarihli ihbar mektubu ile davalı şirketin kaçak işçi çalıştırdığı, işçilerin yurtdışına eğitim için götürülmesine rağmen yurtdışındaki fabrikada işçi olarak çalıştırıldığı belirtilerek davalı şirket yetkilileri hakkında ihbarda bulunduğu, işveren tarafından ihbarla ilgili alınan savunmasında ihbar hakkında bilgisi olmadığını beyan etmiş olup yapılan ihbar üzerine davalı şirket hakkında yetkili makamlar tarafından yapılan incelemede ihbar mektubunda belirtilen olayların doğru olmadığı belirlenmiştir. Saptanan bu olgulara göre davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-e. maddesi kapsamında davacının doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışı nedeniyle haklı sebeple feshedildiğinin kabulü gerekir.
Bu itibarla işe iade isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde işe iadeye karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 166,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 21.05.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.