Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/12820 E. 2012/2060 K. 21.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12820
KARAR NO : 2012/2060
KARAR TARİHİ : 21.02.2012

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 26/04/2011

Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davalılardan D.. M.. yönünden açılan dava ile maddi tazminat davasının reddine, 55.000.00TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün temyizen incelenmesi davacılar vekilince süresinde, davalılardan A.. Ç.., H.. Ç.., A.. E.. vekillerince de duruşmalı olarak süresi dışında temyiz edilmesi üzerine, Mahkeme 04.07.2011 tarihli ek kararıyla temyiz eden davalıların temyiz isteğinin süre yönünden reddine karar vermiş red kararının yine bu davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21/02/2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraf adına kimsi gelmedi. Duruşmaya başlanarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Davalılar,A.. Ç..,H.. Ç.. ve A.. E..’nin temyiz istemleri Yönünden;
Temyiz olunan karar Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun değişik 432.maddesi gereğince kanuni temyiz süresinin geçirilmesi nedeniyle, temyiz isteminin yerel mahkemece reddine ilişkindir.Temyiz isteminin reddine ilişkin karara yöneltilen temyiz dilekçesi süresinde ise de, işin esasına ilişkin yerel mahkeme kararının yasal süre içerisinde temyiz edilmediği anlaşılmaktadır. Gerçekten, hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun yürürlükte bulunan 8. maddesi hükmüne göre İş Mahkemelerinden verilen kararların 8 gün içerisinde temyiz olunması gerekir.
Olayda, bu süre geçtikten sonra İş Mahkemesi kararının temyiz edildiği, dosya içeriğinden anlaşılmakla, davalılar;A.. Ç..,H.. Ç.. ve A.. E.. vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacılar, ……., … ve … Abi ile … ve …’ın tüm, davacı S.. A..’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3-Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının nikahsız eşi S.. A.. ile diğer hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece,davacı nikahsız eş yönünden maddi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmiştir.
İş kazası sonucu ölen sigortalının eşi S.. A..’nin sigortalının nikahsız eşi olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Somut olayda uyuşmazlık nikahsız eşin, ölen sigortalının desteğinden yoksun kaldığı gerekçesiyle maddi tazminat isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten destek kavramı hukuki bir ilişkiyi değil fiili bir durumu ifade eder.Ne hısımlığa ve ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanmaz. Medeni Yasa uyarınca evlilik bağı kurulmasa bile karı-koca olarak bir araya gelerek bu amaç ve duygu ile yaşamın sürdürülmesi karşısında, kadınlar için fiilen ve düzenli olarak onun geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde yardım eden ve olayların normal akışına göre, eğer ölüm gerçekleşmeseydi gelecekte de bu yardımı sağlayacak bakım yükümlülüğünü yerine getiren erkeğin destek sayılması gerekir. Bu nedenle, nikahsız eşin iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölümü nedeniyle destekten yoksun kalmaya dayalı olarak maddi tazminat davası açma hakkı vardır.
Öte yandan, evlilik sözleşmesi olmaksızın birlikte yaşayan nikahsız eşin, desteğin ölümü ile nikahlı eş gibi, yaşama yaşının sonuna kadar ve özellikle yaşı, sosyal durumu, yaşadığı ortam ve aile bağları gibi nedenlerle, kocasının evinde yaşamını sürdüremeyeceği, güçlü olmayan aile bağı nedeniyle müşterek haneyi terkedeceği, kendisine yeni bir yaşamı tercih edeceği üstün olasılık içinde olduğu, giderek, bakım ihtiyacının nikahlı eşte olduğu gibi desteğin, kalan ömrünün sonuna kadar devam etmeyeceği varsayımı gözönünde tutularak, Borçlar Kanunu’nun 43. maddesi gereğince belirlenecek tazminattan hak ve adalete uygun bir indirim yapılması gerekecektir.
Yapılacak iş;Nikahsız eş S.. A..’nin ölen sigortalı ile birlikte yaşadığının tespiti halinde yukarı da açıklanan ilkeler gereğince destekten yoksun kalma tazminat talebi yönünden oluşacak sonuç gereğince bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı S.. A..’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine ve fazla alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.