YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11563
KARAR NO : 2012/13096
KARAR TARİHİ : 27.11.2012
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak-tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istihkak davasının kabulüne, tasarrufun iptali davasının reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı- karşı davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin bozma ilamında özetle ;davanın İİK 96 ve devamı maddeleri gereğince açılmış 3.kişinin istihkak davası ile alacaklı tarafından İİK 97/17 maddeye dayalı karşılık iptal davası istemine ilişkin olduğu,tasarrufun iptali davalarının nispi harca tabi bulunduğu,dava açılırken davacının maktu başvuru harcı ile alacak miktarı ile iptali istenen tasarrufun değeri karşılaştırılarak az olan değer üzerinden hesaplanacak nispi karar ilam harcının %054 nün 1/4 oranındaki harcı da peşin olarak ödemesi gerektiği, (Harçlar Kanunu madde 28.a) İİK 282.madde gereğince tasarrufun iptali davasının borçlu, borçlu ile hukuki işlemde bulunan veya borçlunun ödeme yaptığı kişiler ile bunların mirasçılarına ve kötüniyetli kişilere karşı açılacağı, bu kişiler arasında yasadan kaynaklanan zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan alacaklının davasını bu kişilere yöneltmek zorunda olduğu, somut olayda davalı- karşı davacı alacaklı … Bankası A.Ş. karşı dava ile ilgili olarak harçtan muaf olduğu gerekçesiyle harç yatırmadan davasını açmış ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 6.10.2010 tarih 2010/12-443 E-471 Karar sayılı ilamı gereğince harçtan muaf olmadığından karşı dava yönünden yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda karşı davacı vekiline maktu başvuru harcı ile
dava konusu aracın değeri üzerinden hesaplanacak nispi karar ilam harcının %0 59 ‘nun 1/4’ü peşin olarak yatırması için süre verilmesi harç yatırıldıktan sonra davaya devam edilmesi gerekirken bu yöndeki eksiklik giderilmeden hüküm kurulması doğru görülmediği, karşı dava dilekçesinde borçlu … davalı olarak gösterildiği halde karar başlığında isminin geçmediği ve dava dilekçesinin borçluya tebliğ edilmediği anlaşıldığından taraf teşkili sağlanmadan kurulan hükmün de doğru görülmediği, O halde mahkemece yapılması gereken işin, eksik harcın tamamlatılması ve borçluya dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatini bildirir açıklamalı davetiye teblig edilmek suretiyle davaya katılması sağlanarak delillerinin toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece iddia,savunma toplanan deliller bilirkişi raporu ve bozma ilamı doğrultusunda davacı 3.kişi ile davalı borçlu arasında ticari ilişki olduğu, davalı borçlu …’un dava konusu aracı davacı 3.kişiye satmadan önce davacıya borç bakiyesinin olduğu, dava konusu aracın kaydı üzerine konulan hacizlerin 21.8.2009 tarihinden sonra konulduğu gerekçesiyle davacının istihkak davasının kabulüyle araç üzerindeki haczin kaldırılmasına, davacının tazminat talebinin reddine, satışın, borçlunun alacaklılara zarar verme amacıyla hareket ettiği, satışın, alacaklılardan mal kaçırma amacıyla yapılmış danışıklı işlemlerden olduğuna ilişkin kanaat oluşmadığından tasarrufun iptaline ilişkin karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalı -karşı davacı alacaklı tarafından İİK 97/17.madde gereğince açılmış karşılık iptal davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Anılan madde uyarınca 3.kişi hacze dayalı istihkak davası açmış ise davalı takip alacaklısı geçici veya kesin aciz belgesi sunmak zorunda olmaksızın bu davaya karşı karşılık tasarrufun iptali davası açabilir.
Somut olayda, davacı 3.kişi vekili 5.10.2009 tarihli dilekçesi ile… İcra Müdürlüğünün 2009/11468 sayılı dosyasından 27.8.2009 tarihinde trafik kaydına haciz konulan …plakalı aracı 7.8.2009 tarihinde borçludan satın aldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasını dava ve talep etmiştir. Davalı karşı
davacı alacaklı vekili 17.12.2009 tarihli ilk duruşmada verdiği cevap ve karşı dava dilekçesi ile istihkak iddiasının reddini, dava konusu araç satışının mal kaçırma amaçlı olduğunu, davacı 3.kişi ile davalı borçlunun aynı işkolunda çalıştıklarını, aracın üzerinde başka hacizler de bulunduğunu belirterek 7.8.2009 tarihli tasarrufun İİK 280.madde gereğince iptalini istemiştir.
Takip konusu alacak, davalı karşı davacı banka ile davalı borçlu arasındaki 25.6.2003 tarihli ve daha sonra limit arttımı yapılan kredi sözleşmesinden doğmaktadır. Borçlu hakkında 18.8.2009 tarihinde başlatılan icra takibinde ödeme emrinin borçluya 26.8.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır. … Tapu Sicil Müdürlüğünce takip konusu borçla ilgili olarak borçlu adına kayıtlı yirmi adet taşınmaza 14.8.2009 tarihinde haciz konulduğu, borçlunun Ziraat Bankasındaki hesabına 28.8.2009 tarihinde haciz konulduğu (… Bankası tarafından istihkak iddiası var)yine borçlu adına kayıtlı üç adet aracın trafik kaydına 27.8.2009 tarihinde haciz konulduğu, bu araçlardan ikisinin 12.10.2009 ve 23.10.2009 tarihinde fiilen haczedildiği ve değerlerinin toplam 130.000 TL olarak belirlendiği (rehin ve alacaklıdan başka alacaklıların da hacizleri olduğu) anlaşılmaktadır. İİK 97/17. madde gereğince açılan karşılık iptal davasında alacaklının aciz belgesi sunma zorunluluğu bulunmamakla beraber; İİK 277/1 maddesinde iptal davasının konusunu 278,279 ve 280 maddelerde yazılı tasarrufların oluşturduğu belirtilmiştir. Bunlar karşılıksız tasarruflar, aciz halinde yapılan tasarruflar ve alacaklılara zarar verme amacıyla yapılan tasarruflardır.
Mahkemece öncelikle borçlunun mevcut ve alacaklı tarafından haciz konulan malvarlığının takip konusu borcu karşılayıp karşılamadığı belirlenerek borcu karşılamadığının tesbiti halinde (takip konusu alacak gerçek bir alacak olup, borçlu hakkındaki takibin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borcun doğumundan sonra yapılmış olması şartları mevcut olduğundan) davalı borçlu ile davacı-karşı davalı 3.kişi şirket arasındaki 7.8.2009 tarihli… plakalı araç satış sözleşmesinin İİK 278,279 (dava konusu aracın davacı 3.kişi tarafından borçludan olan alacaklarına mahsuben alındığı savunulduğundan bu durumun İİK 279/2 madde gereğince mutad ödeme olup olmadığının değerlendirilmesi) ve 280.madde kapsamında (davacı 3.kişinin borçludan alacaklı olduğu bilirkişi
raporuyla belirlendiğinden davacı 3.kişinin borçlunun durumunu bilebilecek kişilerden olup olmadığı, dava konusu aracın ticari araç olması nedeniyle İİK 280/3 madde gereğince dava konusu aracın ticari işletme vaya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamının veya mühim kısmının devri olup olmadığının tesbiti) iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı -karşı davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yerolmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı-karşı davacı alacaklıya geri verilmesine 27.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.