Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/4423 E. 2011/4797 K. 13.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4423
KARAR NO : 2011/4797
KARAR TARİHİ : 13.05.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil ve alacak hukukuna ilişkin davada Bakırköy 1.Asliye Hukuk ve 9.İş Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava,çekici ve römorkun davacı adına tescili ile kira ve hasılat bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın iş sözleşmesinden kaynaklandığı ve bu nedenle yargılama görevinin İş Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
İş Mahkemesi ise, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunmadığı, alım, satım ve kira sözleşmesinin gerçekleştiği gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 8/1 maddesi uyarınca “İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme (emek) ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici unsurlarıdır.
İş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun içeriğini; işverenin talimatlarına göre hareket etmek, iş sürecinin ve sonuçlarının işveren tarafından denetlenmesi oluşturmaktadır. İşin işverene ait işyerinde görülmesi, malzemenin işveren tarafından sağlanması, iş görenin işin görülme tarzı bakımından iş sahibinden talimat alması, işin iş sahibi ve bir yardımcısı tarafından kontrol edilmesi, bir sermaye koymadan ve kendine ait bir organizasyonu olmadan faaliyet göstermesi, ücretin ödenme şekli kişisel bağımlılığın tespitinde dikkate alınacak yardımcı olgulardır. Sayılan bu
belirtilerin hiç biri tek başına kesin bir ölçü teşkil etmez. İşçinin, işverenin belirlediği koşullarda çalışırken kendi yaratıcı gücünü kullanması, işverenin isteği doğrultusunda işin yapılması için serbest hareket etmesi bu bağımlılık ilişkisini ortadan kaldırmaz. Çalışanın işyerinde kullanılan üretim araçlarına sahip olup olmaması, kar ve zarara katılıp katılmaması, girişimcinin sahip olduğu karar verme özgürlüğüne sahip olup olmaması bağımlılık unsuru açısından önemlidir.
Somut olayda, davacı sahibi olmak istediği çekici ve römork ile belli bir süre iş yapmak ve kirası karşılığında belli bir ödeme yapılmak üzere davalı ile anlaştığını bildirmiş, aracın davalı şirket adına kayıtlı olduğu, istenen alacağın işçilik alacağı niteliğinde olmadığı, davacının aracın kiralanması karşılığında ücret talep ettiği ve aracın kendi adına tescilinin istendiği anlaşılmıştır. Bu durumda uyuşmazlığın, alacağın işçilik alacağı niteliğinde bulunmaması ve taraflar arasında araç kiralama karşılığı alacak ve aracın davacı adına tescil istemli olması nedenleriyle dava değerine göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince Bakırköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 13.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.