Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/6496 E. 2011/7935 K. 20.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6496
KARAR NO : 2011/7935
KARAR TARİHİ : 20.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacı baba için 16.779 TL, anne için 22.833 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre bozma ilamına uyularak; önceki hükmedilen tazminat miktarlarından %15 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak davanın kısmen kabulü ile, davacı … için 14.262 TL, Eşe için 19.409 TL maddi tazminatın yasal faizi ile davalıdan tahsiline (3.500 er TL’ler için dava tarihinden, bakiye kısımlar için ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine) karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan … karşı açılmış destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır.
Davacı asıl dava ve ıslah talebinde davalı … şirketinden faiz talebini dava tarihi olarak açıklamıştır. 1086 sayılı HUMK’nun 74.maddesine göre hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Diğer bir ifade ile mahkemece, davacının gerek kısmi davaya, gerekse ek davaya veya ıslah ile artırdığı miktara, davalı sigortanın davadan önce temerrüde düştüğü tarihten değil, talebi ile bağlı kalarak dava tarihinden itibaren temerrüt faizinin hüküm altına alınması gerekir.
Mahkemece ıslah edilen miktar için de dava tarihiden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken ıslah edilen bölüm bakımından ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 1.a ve 1.b nolu bentlerinin çıkarılarak yerine “Davacı … için 14.262 TL, Eşe için 19.409 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemlerinin reddine.” cümlesinin eklenmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 516,60 TL fazla alınan temyiz peşin harcının temyiz eden davacılara geri verilmesine 20.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.