YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1639
KARAR NO : 2011/8925
KARAR TARİHİ : 10.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı-birleştirilen davanın davalısı … vekili ile davalı … Sigorta A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, Karaman C.Başsavcılığı’na tahsisli, davalı … idaresindeki resmi plakalı araç ile davalı …’ın malik/sürücüsü ve … Sigorta A.Ş.’ne trafik sigortalı aracın çarpışması sonucu resmi aracın hasarlandığını belirterek, hasar bedeli ve değer kaybı olarak toplam 21.850.66 TL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, birleştirilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen davanın davacısı vekili, aynı kazada hasarlanan, müvekkiline ait araçtaki hasar bedeli, değer kaybı olarak toplam 17.226.84 TL ve 125.00 TL çekici ücretinin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, karşı araç maliki ve trafik sigortacısı olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, asıl davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta A.Ş. vekili, pertotal olan aracın rayiç bedelinden sovtaj değerinin mahsubu ile kalan miktardan, sigortalı araç sürücüsünün 2/8 kusur oranına isabet eden 3.000.00 TL’nın 30.12.2008 tarihinde davacı tarafa ödendiğini bildirerek, asıl davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Sigorta T.A.Ş. vekili, yapılan ekspertiz incelemesi sonucu, pertotal olan aracın rayiç değerinden sovtaj bedelinin mahsubu ile kalan 8.500.00 TL’nı ödeme tekliflerinin kabul görmediğini, kusur oranında ve poliçe limiti dahilinde sorumlu olduklarını bildirerek, birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, asıl davanın kısmen kabulü ile, 3.500.00 TL’nın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (… Sigorta A.Ş.’nin ödediği bedelin bu davalı yönünden tahsilde mükerrerlik oluşturmayacak şekilde mahsup edilerek) müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile, 10.296.82 TL’nın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-birleştirilen davanın davalısı … vekili ile davalı … Sigorta A.Ş. vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-birleştirilen davanın davalısı … vekilinin aşağıdaki (2), (3) ve (4) nolu bentlerin, davalı … Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki (4) ve (5) nolu bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı vekili, kendi araç sürücüsü … ile karşı aracın malik/sürücüsü ve trafik sigortacısı olan diğer davalılardan, tazminatın tamamını müştereken ve müteselsilen talep etmiştir. Mahkemece, kazanın oluşumunda davacıya ait araç sürücüsü … %75 oranında, karşı
araç sürücüsü davalı … ise %25 oranında kusurlu olduğundan, 14.000.00 TL gerçek zarar miktarından, 3.500.00 TL’nın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
B.K.’nun 463. v.d. maddeleri ve müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince, davalı sürücü …’in zararın tamamından sorumlu tutulması gerekir. BK.’nun 146. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre birbirlerine rücu hakları da mevcuttur.
Bu durumda mahkemece, davacı aracının sürücüsü …’in zararın tamamından, diğer davalıların ise yalnız kendi kusurlarına isabet eden miktardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3- 2918 sayılı KTK.’nun 98., 99. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun, bilgi ve belgeleriyle birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. O halde, asıl davanın davalısı … Sigorta A.Ş.’ne davacı tarafından dava tarihinden önce yapılmış bir ihbar bulunup bulunmadığının tespiti ile yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda temerrüt tarihinin belirlenmesi, ihbar bulunmadığı taktirde dava tarihinde temerrüde düşürülmüş olduğunun, ayrıca, diğer davalıların kaza tarihinde temerrüde düştüklerinin kabulü gerekirken, faiz başlangıcı yönünden tüm davalılar için dava tarihinin esas alınması isabetli değildir.
4- Birleştirilen davada, hükme esas alınan 07.07.2010 tarihli bilirkişi raporunda, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, perte ayrılmasının gerekip gerekmediği hususunda herhangi bir açıklama bulunmayıp, davacı dayanağı tespit raporunda ise, aracın rayiç bedelinin 15.000.00 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, aracın tamir edileceği benimsenerek tazminata hükmedilmiştir.
O halde mahkemece, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, tamir ekonomik olmayacak ise aracın kaza tarihindeki 2. el rayiç değerinin ve hurda (pert) bedelinin belirlenmesi, 2. el rayiç değerden hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti yönünden bilirkişiden ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
5- Kabule göre:
Asıl davanın davalısı … Sigorta A.Ş.’nin, dava açılmadan önce davacıya ödediği 3.000.00 TL’nın, toplam tazminat miktarından indirilerek karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı-birleştirilen davanın davalısı … vekili ile davalı … Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı-birleştirilen davanın davalısı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün adı geçen yararına, (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı … Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Sigorta A.Ş.’ye geri verilmesine 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.