YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4450
KARAR NO : 2012/418
KARAR TARİHİ : 30.01.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 113 ada 31 parsel sayılı 7579,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, toprak tevzii çalışmaları sonucunda oluşmuş tapu kaydı ile Hazine adına kayıtlı olmakla birlikte, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına, 113 ada 32 parsel sayılı 2484,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı nedenlerle, 2/3 payı davalı …, 113 payı da davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, 4753 sayılı Yasa ile oluşan tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Hazinenin tutunduğu tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar, davalılar yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 46/1. maddesinde öngörülen şartların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Toprak Tevzi Komisyonu tarafından 4753 sayılı Yasa uyarınca yapılan çalışmalar sırasında Ekim 1954 tarih 248 sıra numaralı tapu kaydına yüzölçümü ile sınırlandırılarak kapsam tayin edildiği ve kayıt miktar fazlasının ifrazı sonucu Hazinenin tutunduğu tapu kaydının oluştuğu anlaşılmaktadır. Ekim 1954 tarih ve 248 sıra nolu tapu kaydı, Yüksekova Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1952/42-63 sayılı tescil ilamı ile oluşturulmuş olup, söz konusu karar ile tescil krokilerinin temyiz incelemesi yapılan benzer dosyalarda bulunduğu görülmektedir. Nevar ki, mahkemece söz konusu tescil krokisi uygulanmamış, 3402 sayılı Yasa’nın 20/A maddesi uyarınca kaydın kapsamının haritasına göre belirlenmesi gerekeceği düşünülmemiştir. O halde, doğru sonuca ulaşabilmek için, Ekim 1954 tarih 48 sıra numaralı tapu kaydının tesisine esas tescil davası dosyası, tescil ilamı ve haritası getirildikten sonra mahallinde, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında tescil ilamı ve haritası mahalline uygulanmalı, fen bilirkişisinden tapu kaydının kapsamı haritasına göre belirlenmesi istenmelidir. Bundan sonra, tapu kaydının tesis edildiği 1954 yılı ile Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarih arasında 20 yılı aşkın süre geçmediği ve bu nedenle kayıt miktar fazlası yönünden 3402 sayılı Yasa’nın 14 ve 46/1. maddesi koşullarının gerçekleşmeyeceği göz önünde tutulmalı aynı kayıtların uygulanması gereken
davaların birleştirilmesi hususu değerlendirilmeli ve tüm deliller birlikte tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan şekilde araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeye dayanılarak hüküm verilemez. Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 30.01.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.