Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9206 E. 2012/457 K. 19.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9206
KARAR NO : 2012/457
KARAR TARİHİ : 19.01.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalılara iş makinası sattığını, makine bedelinin bir kısmını peşin ödediklerini, kalan 3.100,00 YTL’yi ödemediklerini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 3.100,00 YTL asıl alacak, 3.985,00 YTL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 7.085,00 YTL.nin işleyecek faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu alacağın çeke bağlanmış olup, bununla ilgili Ünye İcra Müdürlüğünün 2006/147 nolu dosyası ile aleyhe takibe başlandığını, davalıların Ünye İcra Hukuk Mahkemesine açtıkları davalarda icranın geri bırakılmasına karar verilip, kararın kesinleştiğini, 7 gün içinde genel mahkemede dava açılmadığından zamanaşımı hükmünün kesinleştiği gibi, çeklerin de 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğunu, tüm bu hususlar olmasa bile davaya konu malın ayıplı olup, iade edilmek istendiğinde davacının geri almadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davada çek keşidesine neden olan temel ilişkiye dayanıldığından çekin dayandığı temel alacak açısından Borçlar Kanunu’ndaki zamanaşımı süreleri geçerli olmakla davalının zamanaşımı ve kesin hüküm itirazlarının reddine, taraflar arasındaki borç ilişkisinin ticari alım satım olup, dava değerine göre hukuki ilişkinin ve borcun HUMK’nun 288-290.maddeleri gereğince senetle ispatlanması gerektiği, davacının bu tür belge sunmadığı gibi, ticari defterlerini de ibraz etmediği gerekçeleriyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; “…Tüm bunlar olmasa bile davaya konu mal ayıplı olup, iade edilmek istendiğinde davacı satıcı geri almamıştır.” diyerek akdi ilişkiyi inkar etmeyip, makinanın iade edilmek istendiğini, ancak davacının teslim almadığını bildirmekle alım-satım ilişkisini kabul etmiştir. Dava konusu makinanın bu suretle davalıya teslim edilmiş olduğu sabit olmakla, davalı yanın makinanın ayıplı olduğu ve davacıya iade ettiğini kanıtlayamadığı sürece makine bedelinden sorumluluğu devam edecektir.
Bu durumda mahkemece davalıdan makinanın iadesi ile ilgili delilleri sorulup, toplanan deliller değerlendirilerek makinanın iade edilmediği sonucuna varılması halinde davacının alım-satım sözleşmesi nedeniyle alacaklı olduğu miktar saptanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmiş olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.