YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5276
KARAR NO : 2011/10354
KARAR TARİHİ : 21.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … köyü 1108 parsel sayılı taşınmazın kısmen yörede 1942 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içerisindeyken, 1988 yılında 3302 sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, bu bölüm orman sınırları içinde olduğu halde genel kadastroda tapuya gerçek kişiler adına kayıt edildiği, yolsuz tescil niteliğindeki bu tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla açtıkları davanın kabulü yönündeki Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.03.2005 gün ve 2001/1122-121 sayılı kararının bulunduğu ancak, bu kararın verildiği tarihte taşınmazın el değiştirmesi nedeniyle, karar kesinleşse bile infaz olanağı bulunmadığından söz ederek, … köyü 1108 sayılı parselin davalı … adına oluşan tapu kaydının iptali ve Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla yeni bir dava açmıştır. Mahkemece, davanın KABULÜNE, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/122 – 2005/121 sayılı dosyasında toplanan delillere göre, dava konusu Döşeme altı İlçesi Kovanlık köyü 1108 sayılı parselin fen bilirkişi tafından hazırlanan krokili raporda açıklandığı üzere (B) harfi ile gösterilen 2178 m2 bölümün tapusunun iptali ile Hazine adına ormandan çıkma yer niteliğiyle tesciline, krokide (A) ile gösterilen 2922 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün ise davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 8 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu mevcuttur, daha sonra, 1985 yılında 57 numaralı yapılan ancak ilan edilmeyen aplikasyon, 1989 yılında yapılıp, 06.09.1989 tarihinde ilan edilen, aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
… köyünde 1958 yılında yapılan ve 26.11.1959 ila 26.12.1959 tarihinde ilan edilen kadastroda 1108 sayılı parsel, vergi kaydı ve zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbiti itirazsız kesinleşerk tapuya kayıt edilmiş, 17.09.2001 tarihinde … intikal etmiş, onunda 15.03.2006 tarihinde ölümüyle taşınmaz mirasçılarına intikal etmiş, mirasçıları tarafından da 02.07.2004 tarihinde …’a devir edilmiştir.
Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/1122 Esas ve 2001/121 Karar sayılı dosyasında, davacı Hazine tarafından …. köyü 1108 sayılı parselin kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açıldığı, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli
parselin bilirkişi krokisinde (B) ile gösterilen 2178 m2 bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınrıları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, (A) ile gösterilen diğer bölümün ise kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı belirlenerek (B) bölümüne ilişkin davanın kabulü, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı belirlenen (A) bölümüne yönelik davanın reddine karar verildiği, davanın taraflarınca temyiz edilmediği, davada taraf olmayan ancak taşınmazı karardan önce satın aldığını iddia eden … tarafından temyiz edildiği, bu dosyada henüz temyiz incelemesinin yapılmadığı, somut olayda davalı tarafından, sözü edilen Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/1122 esasına kayıtlı dava nedeniyle derdestlik itirazında bulunduğu gözetilerek, olumsuz dava şartı olan derdest bir dava olmaması koşulunun oluşup oluşmadığı hususu incelenip, derdestlik olumsuz dava şartı yoksa bile, bu dosyadaki temyiz istemi nedeniyle dosyanın temyiz incelemesi için gönderilip gönderilmediği, ya da kesinleşip kesileşmediği hususları araştırılarak, gerekirse sözü edilen davanın somut olay için bekletici mesele olarak kabul edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 21.09.2011 günü oybirliği ile karar verildi.