Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5015 E. 2011/9707 K. 13.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5015
KARAR NO : 2011/9707
KARAR TARİHİ : 13.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Kadastro Müdürlüğü tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

5831 sayılı Yasanın 8 ve 3402 sayılı Yasanın Ek-4. maddesine göre yapılan kadastroda … ilçesi … köyü 142 ada 31 parsel sayılı 3315,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine “6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı”na ilişkin şerh yazılarak Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … kadastro sırasında dava dışı 142 ada 30 sayılı parselin kendi kullanımında olduğu yazılarak Hazine adına tesbit edildiği, oysa bu taşınmazın kendisine ait olduğu ve miktarının 4500 m2 olduğu, 1000 m2 bölümünün ise beyanlar hanesine …’ün kullanımında olduğu yazılarak Hazine adına tesbit edilen 142 ada 31 sayılı parsel içinde bırakıldığı, 142 ada 31 sayılı parselin gerçek yüzölçümü ile kendi kullanımında olduğunun yazılarak Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yüzölçümünün düzeltilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabul nedeniyle KABULÜNE, .. köyü 142 ada 31 sayılı parselin 3315,60 m2 yüzölçümüyle 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılma işleminin kesinleştiğinin tesbitine, parselin beyanlar hanesine … oğlu 1960 doğumlu …’un kullanımında olduğunun yazılmasına, parselin çalılık niteliğinin iptaline ve tarla niteliğinde olduğunun belirtilmesine, davalı … aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın Ek-4. maddesi gereğince yapılan kadastroya itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında yapılıp 16.01.1946 tarihinde askı ilanı yapılarak 10.04.1946 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1981 yılında yapılarak 24.09.1982 tarihinde askıya çıkartılan ve dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen EK 4/1 madde gereğince “ 6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil…” edilir.
Kadastro tesbit tutanağının beyanlar hanesine yazılan muhdesata ve kullanıma ilişkin şerhlerin silinmesi yada değiştirilmesi istemiyle açılan davalarda davalı sıfatı, tesbit malikinin yanı sıra yararına şerh konulan kişiye ait olup, aralarında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Bu tür davalarda Kadastro Müdürlüğünün davalı sıfatı yoktur. Davanın tesbit maliki ile yararına şerh yazılan kişiye karşı birlikte açılması gerekli ve yeterlidir. Davanın tesbit maliki yada muhdesat sahibi yada kullanıcı olarak gösterilen kişilerden sadece biri aleyhine açılması halinde, davalı sıfatının bulunmadığından değil, davalı tarafın eksikliğinden söz edilebileceğinden, davacı tarafa davasını eksik olan davalıya yönlendirilmesi için olanak tanınmalıdır. Bu davanın genişletilmesi anlamına gelmez. Beyanlar hanesindeki kullanıcının yanlış olduğu iddiasıyla açılan davada Kadastro Müdürlüğünün taraf sıfatı bulunmayıp, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumetten reddine karar verilmelidir.
Diğer taraftan, dava 42 ada 31 sayılı parselin niteliğine ve bayanlar hanesine kendi kullanımında olduğunun yazılması, yine aynı ada 30 sayılı parselin 1000 m2 bölümünün de kendi kullanımında olduğunun beyanlara yazılması istemiyle dava açıldığına göre, 142 ada 30 sayılı parsel de dava konu olup, tutanak aslı getirtilmeli, açılan dava nedeniyle çekişmeli 142 ada 30 ve 31 sayılı parsellerin kadastro tesbiti kesinleşmemiş, 31 parselin tesbit tutanağı mahkemeye gönderilmiş, 30 parselin tutanak aslı ise getirtilmemiştir. 3402 sayılı Yasanın 1. Maddesi gereğince Kadastro Mahkemesinin, Medeni Yasanın öngördüğü biçimde doğru sicil oluşturma görevi vardır. Başka bir deyişle, uyuşmazlığın esası hakkında karar verirken, çekişmeli parselin hangi nitelikte, miktarda ve kimin adına tapuya tescil edileceğine, beyanlar hanesinde hangi şerhlere yer verileceğine tereddüte yer bırakmayacak biçimde karar vermelidir.
Bu hususlar gözetilerek, mahkemece davacı tarafa davasını tesbit maliki Hazineye yönlendirmesi için olanak tanınması, davanın Hazineye yaygınlaştırılması halinde davaya devamla, tarafların iddia ve savunmaları sorularak, taşınmazın niteliğinin belirlenmesi ve 30 sayılı pareslin dava edilen 1000 m2 lik bölümünün belirlenmesi için araştırma ve keşif yapılmalı, oluşacak sonuca göre çekişmeli parseller için sicil oluşturulması, diğer bir ifadeyle tapuya tesciline ilişkin hüküm kurulması gerekirken, hazine taraf edilmeden davanın görülüp bitirilmesi ve çekişmeli parseller hakkında sicil oluşturulmaması, usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Müdürlüğünün temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Kadastro Müdürlüğü harca tabi olmadığından temyiz harcına hükmetmeye yer olmadığına 13.09.2011 günü oybirliği ile karar verildi.