YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6826
KARAR NO : 2013/1388
KARAR TARİHİ : 18.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Tapuda davalılar adına kayıtlı olan eski … (…) Mahallesi 850 parsel sayılı 237 m² yüzölçümündeki parsel, 5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 22. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması sırasında 28114 ada 6 parsel sayısı, 242 m² yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “Tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiş, 3402 sayılı Kanunun 11. maddesine göre 28.9.2010 – 27.10.2010 tarihinde ilân edildiği tutanak arkasına yazılmıştır.
Davacı … Yönetimi, yörede 1942 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda çekişmeli parselin tamamının orman tahdidi içinde bırakıldığı iddiasıyla, tesbitin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı, çekişmeli taşınmaza ilişkin kadastro mahkemesinin 30.12.1991 gün 1991/629 – 1511 sayılı kesinleşmiş kararı bulunduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parselin 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle tapuda Hazine adına kayıtlıyken, … Baş Mühendisliği tarafından 2924 sayılı Kanunun 11 ve 12. maddeleri gereğince davalıya satıldığı ve Hazinenin temliki ile oluştuğundan orman sınırları dışında olduğu, tekrar orman sınırları içinde kaldığı savıyla açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğu, çekişmeli parsele ilişkin yapılan yenileme kadastrosunun teknik çalışmalarla sınırlı olduğu, bu kadastroda mülkiyet değişikliği yapılamayacağı, tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı, davanın kesinleşmiş tutanağa karşı açılan mülkiyete ilişkin bir nitelik taşıdığı, 2859 sayılı Kanunun 4/1 maddesi gereğince bu hakların inceleme konusu yapılamayacağı, yenileme çalışmasında ilk kadastroda belirlenen sınırlara uyulacağı, tapudaki maliklerin intikal ve ifraz işlemine tabi tutulmaksızın olduğu gibi tapu siciline aktarılacağı, taraflar arasında kadastro mahkemesinin 30.10.1991 gün 1991/62 – 1513 sayılı, asliye 2. hukuk mahkemesinin 1995/734 esas 1997/367 karar sayılı kararının kesin hüküm oluşturduğu gerekçeleriyle 3402 sayılı Kanunun 22/A maddesi uygulamasına ilişkin talebin reddine, taşınmazın orman olduğuna ilişkin talebin görevsizlik nedeniyle reddine, dosyanın görevli ve yetkili Antalya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dava konusu taşınmaz hakkında kesinleşmiş mülkiyet ve davalı … tapu kaydı bulunduğundan 3402 sayılı Kanunun 22. maddesi gereğince tescil konusunda bir hüküm verilmesine yer olmadığına, çekişmeli parselin sınırlarının ve yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan, kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine itiraza ilişkindir.
Dosya arasındaki tapu kaydına göre, çekişmeli taşınmaz davalı gerçek kişiler adına tescillidir.
Mahkemece, 3402 sayılı Kanunun 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre, ancak; teknik çalışmalar yapılabileceği, yenileme kadastrosu nedeniyle tapu siciline geçmiş ya da geçmemiş mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı gibi gerekçelerle, keşif ve inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmişse de; dava dilekçesinden davanın mülkiyet hakkına ilişkin mi yoksa 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine yönelik mi veyahut her iki istemi de birlikte içerip içermediği anlaşılamadığı gibi, mahkemece davacı idarenin talebinin ne olduğu belirlenmeden 22/2-a maddesine göre açılan davanın reddine, orman iddiasıyla açılan davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verildikten sonra 22/2-a uyarınca düzenlenen tesbit tutanağı hakkında bir tescil hükmü kurulmadan, taşınmazın sınırlarının ve yüzölçümünün düzeltilmesine karar verilmesi ve mülkiyet iddiasına yönelik davada görevsizlik kararı verilmesine rağmen 22/2-a maddesine göre açılan davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi de çelişki oluşturmaktadır.
5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 22/1. maddesi uyarınca, evvelce kadastrosu ve tapulaması yapılmış yerlerde yeniden kadastro çalışması yapılamaz. Ancak; yetersiz kadastro paftalarının yenilenmesi, yüzölçümlerinin ve teknik hataların düzeltilmesi amacıyla aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca, yeniden çalışma yapılabilir ve bu çalışma ikinci kadastro sayılmaz. İkinci kez kadastro yapılamaz hükmünün istisnası olarak düzenlenen 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan tesbitte, teknik sebeplerle yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekilde göstermediği, tesbit edilen paftalar yerine, ülke koordinat sistemine uygun sayısal haritaları düzenlenerek tapu kayıtlarının düzeltilmesi sağlanır. Ancak, mülkiyet ve mülkiyetle ilgili haklar ile parselasyon, arazi toplulaştırması, ıslah imar, sulama alanlarında arsa ve arazi düzenlemesi ve köy yerleşim haritaları yenileme çalışması kapsamı dışındadır. 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan yenileme kadastro çalışmaları 5304 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek- 1/1. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 11’inci maddesine göre ilân edilir ve ilân süresi içerisinde dava açılmayan taşınmaz malların kayıtlarında gerekli düzeltme yapılır.
Kadastro mahkemesinin genel olarak görevi; 3402 sayılı Kanunun 25. maddesinde; zaman bakımından görev ve yetkisi ise; aynı kanunun 27. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre, kadastro mahkemeleri, dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmesi halinde ve askı ilân tarihleri içerisinde açılacak davalarda görevlidir. Hal böyle olunca, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan tesbitlere karşı askı ilân süresi içerisinde dava açılması halinde, kadastro mahkemesi görevli olup, mahkemece yapılacak inceleme, yetersiz kadastro paftalarının yenilenmesi, yüzölçümlerinin ve teknik hataların düzeltilmesi işleminin kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı hususlarının araştırılmasına ilişkindir. Bu davada taşınmazın mülkiyetine ve niteliğine ilişkin bir araştırma yapılamaz. Bu taleplere yönelik açılan davalarda ise, görevli mahkeme 6100 sayılı H.M.K.’nun 2. maddesi uyarınca genel görevli asliye hukuk mahkemeleridir.
Bu nedenle mahkemece, Hukuk Genel Kurulunun 05.12.2012 gün 2012/874 – 1016 ve 2012/875 – 1017 sayılı kararlarında da benimsediği üzere, davacı … Yönetimi vekiline dava dilekçesi açıklattırılıp, davanın sadece 22/2-a bendi uyarınca yapılan kadastro paftalarının yenilenmesi çalışmasına itiraza ilişkin mi veya mülkiyete ilişkin mi olduğu yahut her iki istemi de birlikte içerip içermediği belirlenmeli, davanın sadece mülkiyete ilişkin olması halinde, mahkemece başkaca araştırma yapılmadan görevsizlik kararı ile tesbit tutanağının kesinleştirilmesi için kadastro müdürlüğüne veya tutanakların devri halinde tapu müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmeli; yalnızca paftaların yenilenmesi işlemine itiraz veya her iki
isteme de yönelik olduğu belirlendiği takdirde ise, çekişmeli parselin yenilemeden önceki ilk tesisinden itibaren, miktar, cins ve malik değişikliklerini, ifraz ve tevhitleri gösteren tapu kayıtları, tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı haritası ve tutanağı, davalı tarafın tutunduğu mahkeme kararlarına ilişkin dosya asılları getirtilerek, harita ve jeodizi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, yapılan çalışmanın 3402 sayılı Kanunun 22/2. madde (a) bendiyle, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usûl ve Esaslara İlişkin 26.11.2006 gün ve 26361 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı saptanmalı, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınmalı ve toplanan delillere göre 3402 sayılı Kanunun 22/2. madde (a) bendine göre yapılan kadastro işlemine yönelik davanın esasına ilişkin bir karar verilmeli; davacı … Yönetiminin çekişmeli taşınmazın kısmen orman tahditinin içinde kaldığı iddiasıyla bu bölümün tesbitinin iptalini ve orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemi, dava konusu parselin mülkiyeti ve mülkiyetine yönelik bir hakka ilişkin olduğundan, bu talep yönünden görevsizliğe karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 18/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.