YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/816
KARAR NO : 2010/1218
KARAR TARİHİ : 04.02.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil ve el atmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Mahallesi, … mevkiinde bulunan bir parça taşınmazın kadastro sırasında tespit dışı bırakıldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.. Mahkemece, davanın kabulü ile 25.03.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 745,70 m2’lik yerin son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tescili ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 Sayılı Yasa gereğince orman kadastrosu yapılmış, dava konusu yer orman sınırları dışında bırakılmıştır. 1987 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde ve aplikasyon uygulaması yapılıp kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu 1969 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz çalılık niteliği ile tespit dışı bırakılmıştır.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmazın güney komşusu olan ve 47 parsel olarak Gemlik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/436 – 2002/366 sayılı kararı ile tescil edilen taşınmazın kuzeyi yol olarak gösterilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 23.01.2009 tarihli krokide zemindeki yolun konumu sarı renk ile işaretlenmiş, 47 nolu parselin 78 m2’lik kısmının yol olarak kullanıldığı bildirilmiştir. Yolun bir kısmı davacıya ait taşınmazda, geri kalan kısmı 47 nolu parsel içinde işaretlenmiştir. Bu şekilde tescil kararının oluşması ileride 47 parsel maliki ile yeni çekişmelere neden olacaktır. O halde, 23.01.2009 tarihli krokide sarı renkle gösterilen yolun 47 nolu parselin kuzeyinde, davalı parselin güneyinde olmak üzere belirlenmesi gerekeceğinden dosyanın fen bilirkişisi Metin Usta’ya verilerek, sarı renkle yolun tamamının 47 parselin kuzeyinde ve davalı taşınmazın içinde ve güney bölümünde geçirilerek yüz ölçümü hesaplanıp davalı taşınmazın yüz ölçümünden düşülmeli, o bölüm paftasında yol olarak işaretlenmeli, geriye kalan bölüm üzerinde davacılar yararına 3402 Sayılı Yasanın 14.maddesi koşulları oluştuğundan şimdi olduğu gibi davacı adına tescile karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 04.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.