YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5781
KARAR NO : 2011/9334
KARAR TARİHİ : 14.07.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
5831 sayılı Yasanın 8. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, … beldesi 2371 parsel sayılı 2/B parselinin kadastro tutanağının beyanlar hanesine … oğlu …’nın zilyetliğinde olduğu şerhi verilmiştir. Davacı, … beldesinde tapusu olan 1125 parsel numaralı taşınmaz haricinde başka yeri olmadığı halde kadastro sırasında 2371 parsel numarasıyla ve 5535 m² fazlalıkla başka taşınmazın adına tespit edildiğini belirterek dava açmıştır. Mahkemece; davacı lehine 2924 sayılı Yasanın 11. maddesinde yazılı şartların gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın reddine ve dava konusu 2371 sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından esasa yönelik olarak, davalı Hazine tarafından ise vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece; davacı lehine 2924 sayılı Yasanın 11. maddesinde yazılı şartların gerçekleşmemiş olması ve 2371 sayılı parselin beyanlar hanesine davacının kullanımında olduğunu şerhinin verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de verilen karar usul ve yasaya aykırıdır . Şöyle ki; 3402 sayılı Yasa 5831 sayılı Yasa ile eklenen ek 4. maddesi “6831 sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2’nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 2’nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11’inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir. Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz.” hükmünü içermekte olup, bu maddeye göre yapılan kadastro çalışmasında, öncesinde orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Hazine
adına tespiti yapılıp fiili kullanım durumları belirlenmektedir. Davacının davası mülkiyete ilişkin olmayıp taşınmazın fiili kullanım durumunun tespitine ilişkin olduğu dikkate alındığında mahkemece 27/01/2009 tarihinde yürürlüğe giren 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi hükümleri dikkate alınmadan, 4127 sayılı Yasa ile değişik 2924 sayılı Yasanın 11. maddesi hükümlerine göre yasaya aykırı gerekçelerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece, 3402 sayılı Yasaya 5831 sayılı Yasa ile eklenen ek 4. maddesi uyarınca taşınmazın fiilen ve ne kadar süreyle kim veya kimler tarafından kullanıldığı yönünde gerekli inceleme araştırma yapılmalı, davcının dayandığı tapu kaydı usulünce keşifte uygulanmalı oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Kabule göre de; dava reddedildiği halde kendisini vekille temsil ettiren Hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde gerçek kişiye iadesine 14/07/2011 günü oybirliği ile karar verildi.